Ali Ağaoğlu, durumu herkesin anlayabileceği bir “marul örneği” ile açıkladı ve gıda israfının boyutunu gözler önüne serdi: “Benim çok sevdiğim bir marul örneği vardır. Yerinde marul 1 lira, burada (İstanbul’da) marul 10 lira veya 15 lira. Gelen, yola çıkan marulun %70’i telef oluyormuş. %80’i diyelim kolay hesap.”
Ağaoğlu, bu %80’lik firenin maliyeti nasıl katladığını şöyle hesapladı: “1 liradan 10 marul aldınız, 10 lira ödediniz. Yolda 8’i telef oldu, elinize sağlam 2 marul İstanbul’a geliyor. Bir marulun maliyeti daha yoldayken kafadan 5 liraya yükseliyor! Üzerine bir lira da taşıma maliyeti koyuyorsunuz, etti mi size 6 lira. E buraya geldiğinde bu marul 10-15 liraya satılıyor. Sonra biz manşetlerde ‘Antalya’da marul 1 lira, İstanbul’da 10 lira’ diyoruz. Ya biz taşırken kaybediyoruz marulun kendisini!”
Finansal Danışman, bu fahiş fiyatların ve büyük kayıpların temel nedenlerinden birinin, Türkiye’nin yaş meyve ve sebze üretiminin neredeyse tamamının Mersin ve Antalya gibi belirli bölgelere yığılmış olması olduğunu belirtti. “Türkiye bütün yaş meyve sebze ihtiyacını çok ağırlıklı olarak Mersin-Antalya bölgesine yığmış durumda. Her şeyi oradan buraya taşıyoruz” diyen Ağaoğlu, bu durumun hem taşıma maliyetlerini patlattığını hem de ürünlerin uzun yolda bozulma riskini artırdığını vurguladı.
Peki çözüm ne? Ali Ağaoğlu’na göre pansuman tedbirler yerine köklü yapısal değişiklikler şart:
Yerinde Üretim Şart: “Yaş meyve sebzenin, özellikle maydanoz, marul gibi çabuk bozulan yeşilliklerin yerinde üretmenin önlemlerini almamız lazım.”
Üretimi Dağıtmak Gerek: “Diğer bütün sebzeleri eğer Antalya’dan taşıyacaksak, diğer yerlerde de üretmemiz lazım veya yoğunluklu üretecek şekilde bunu dağıtmamız lazım.”




Yorumlar kapalı.