Adana’da portakal, mandalina ve turunç hasadının başlamasıyla birlikte, meyvelerin sadece içi değil kabukları da kazanç kapısı haline geldi. Hasat sonrası soyulan kabuklar, çamaşır iplerine dizilerek ya da köy evlerinin çatılarında kurutularak satılıyor. Özellikle kozmetik ve ilaç sanayisinde büyük talep gören turunçgil kabukları, Ege Bölgesi’ne gönderiliyor.
Üreticiler, meyvenin kabuğunun meyvesinden daha fazla kazandırdığını belirtirken, kurutulmuş turunçgil kabuklarına olan ilginin her geçen yıl arttığını ifade ediyor.
Portakal ve turunç kabuğunun nasıl değerlendirildiğini anlatan üretici Ahmet Yiğenoğlu, hasadın ardından meyvelerin kabuklarını soyup kurutarak satışa sunduklarını belirtiyor. Yiğenoğlu, turunçgillerin kabuklarının ekonomik değerini şu sözlerle anlatıyor:

“10 kilo turunçtan sadece 1 kilo kabuk çıkıyor. Ağaçlarda kalan turunçlar ağaçlara zarar verebiliyor, biz de toplayıp değerlendiriyoruz. Turunçların kabuğunu ve iç kısmını ayrı ayrı kullanıyoruz. Turunç ekşisi yapıyoruz. Bir yanda kazan kaynıyor, diğer yanda narenciye kabukları soyulup çamaşır iplerine diziliyor. Toptancılar köyümüze gelip alıyor ve genellikle Ege Bölgesi’ne gidiyor.”
Turunç, portakal ve mandalina kabukları, yalnızca gıda sektöründe değil, kozmetik ve ilaç sanayisinde de önemli bir hammadde olarak değerlendiriliyor. Cilt bakım ürünlerinden doğal ilaçlara kadar pek çok alanda kullanılan turunçgil kabukları, üreticilere ek gelir sağlıyor. Yiğenoğlu, turunçgil kabuklarının kullanım alanlarını şu şekilde sıralıyor:




Yorumlar kapalı.