1-Hayat pahalılığı işsizlik ve yoksulluk %48,7
2-Eğitim %15,7
3-Adalet %8,2
Cumhurbaşkanı Erdoğan cumartesi günü KADEM 5. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada 10 yıl sonra nüfusumuzun azalmaya başlayacağını belirterek “Bu, ülkemiz için savaştan çok daha önemli bir tehdittir” dedi.
Peki, Erdoğan’ın savaştan bile daha tehlikeli olarak nitelendirdiği bu soruna toplum neden ilgi görülmüyor?
Bu sorunun cevabı aslında çok basit: Toplumlar sorunlarla yüzleştiklerinde o sorunu algılıyor; öncesinde ise o sorunu söyleyenleri ya zindana atıyor ya da toplumdan dışlıyor. Tarih hep böyle gelmiştir ve böyle yaşanmıştır.
O nedenle aydınlar hep zulüm görmüş vasatlık ise hep kabul görmüştür.
YAPISAL SORUNLAR
Bugün Erdoğan’ı çok sert eleştiren biri olarak yazıyorum. Benim için hayat pahalılığı ve/veya yargı çok önemli sorun değildir. Bizler için geçim derdi ve/veya haksız zindana atılmak geçici bir kişisel sorundur. Yarın yeni bir yönetim gelir ve çok kısa sürede bu iki temel sorunu çözebilirler.
Asıl sorunlarımız yapısaldır ve çözümü çok büyük emek gerektirir. Benim Erdoğan ve AK Partiye karşı duruşumun ana nedeni bunlardır.
Maaşı yetmiyor diye oy tercihini değiştiren benim için çok önemli değildir. Asıl önemli olan şey ÜLKEMİN gelecek kuşaklarını düşünerek yapısal sorunlara çözüm istemektir.
Mesela eğitim sorunu ve onun dış yansıması olan teknoloji düzeyimizin durması yapısal bir sorundur. Türkiye’de 2007 yılından beri teknoloji düzeyi yerinde saymaktadır. Ve gelecek kuşaklar bu bilimsel duruştan çok daha fazla olumsuz etkilenecektir. (Kalıcı fakirlik)




Yorumlar kapalı.