İşte Türkiye’nin Eurovision serüvenine dair bilinmesi gerekenler ve ayrılığın detaylı anatomisi.
Türkiye’nin yarışmadan çekilme kararı, bir gecede alınmış duygusal bir tepki değildi. Sürecin temeline inildiğinde, organizasyonun kurallarındaki yapısal eşitsizlikler göze çarpıyor. TRT yönetiminin o dönem altını çizdiği ve bugün hala geçerliliğini koruyan iki temel itiraz noktası bulunuyor
Yarışmanın müzikal kaliteden ziyade jeopolitik ittifaklara sahne olması, Türkiye’nin en büyük eleştirilerinden biriydi. İzleyici oyları (televote) ve jüri oylarının yarı yarıya (%50/%50) etkili olduğu sistemde, ülkelerin şarkıların performansına bakmaksızın sınır komşularına veya siyasi müttefiklerine tam puan vermesi, yarışmanın rekabetçi ruhunu zedeledi.
Avrupa Yayın Birliği’nin (EBU) en büyük finansal destekçileri olan İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya’nın yarı final elemelerine katılmadan doğrudan finale yükselmesi, “fırsat eşitliği” ilkesine aykırı bulundu. Türkiye, tüm ülkelerin eşit şartlarda yarışmadığı bir platformda yer almanın adil olmadığını savunarak 2013 yılı itibarıyla organizasyondan çekildi.
Türkiye, Eurovision sahnesinde son olarak 2012 yılında, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen organizasyonda boy gösterdi. Ülkemizi “Love Me Back” adlı İngilizce parçasıyla temsil eden Can Bonomo, yarışmayı 112 puan alarak 7. sırada tamamladı. Toplamda 34 kez katılım sağladığımız, 2003 yılında Sertab Erener ile birincilik yaşadığımız ve Athena, maNga, Kenan Doğulu gibi isimlerle unutulmaz performanslara imza attığımız bu köklü tarih, 2012’deki bu performansla şimdilik rafa kalkmış durumda.




Yorumlar kapalı.