Anne Buse Altıparmak, olay günü sabah saat 08.30 sularında kızını kreşe bıraktığını, gün içinde saat 13.55’te kreşten arandığını belirtti. Kızının başka bir çocuk tarafından ısırıldığının söylendiğini aktaran Buse Altıparmak, aynı hafta içinde ikinci kez benzer bir olay yaşanması üzerine endişelendiğini söyledi.
Buse Altıparmak, şunları söyledi:
“O gün her zamanki gibi kızımı kardeşiyle birlikte hazırlayıp kreşe bıraktım. Sağlıklı, neşeli bir şekildeydi. Öğle saatlerinde kreş arayıp sadece ‘ısırıldı’ dediklerinde ilk başta ciddi bir şey düşünmedim ama aynı hafta ikinci kez olduğu için endişelendim. Fotoğraf istedim ama ‘karanlık ortamda uyuyor’ denilip gönderilmedi. İş yerinden izin almaya çalışırken ikinci kez arandım, bu kez ‘ısıran çocuğun okuldan alındığı’ söylendi. O anda iyice paniğe kapıldım.”
Kreşe vardığında kızının hâlâ uyuyor olduğunu öğrenen Buse Altıparmak, kızını uyandırmadan önce öğretmenlerden bilgi almaya çalıştı. Ancak anlatılanların olayın ağırlığıyla örtüşmediğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Yemekhanede bayramlaşma sırasında sarılmak isterken ısırdığı gibi senaryolar anlattılar. Kamera yokmuş orada. Bana çocuğun ‘dürtüsel’ olduğunu, o gün ilaç verilmediğini falan söylediler. Resmen konuyu geçiştirmeye çalıştılar. O an kızımı henüz görmemiştim ama içimde kötü bir şey olduğunu hissettim.”
Yaklaşık 15 dakika sonra uyandırılan çocuğunu ilk gördüğü anı anlatan Buse Altıparmak, yaşadığı şoku şu sözlerle dile getirdi:
“Kızımın yüzüne baktığımda tanıyamadım. Çocuğun yanağından bir yanak daha vardı. Suratında darbeler vardı. Yanağı şişmişti, morluklar vardı. Burnunun içinde kan, kulaklarının içi morarmış ve kurumuş kanla doluydu. Öğretmen hâlâ ‘gıda alerjisidir’ diyordu. O anda anladım ki, burada bana hiçbir zaman doğruyu söylemeyecekler.”





Yorumlar kapalı.