Özgür Erdursun’a göre, hükümetin başlangıçta düşündüğü yüzde 20’lik zam oranı, işveren kesiminden gelen talepler sonrasında yerini yüzde 25’lik artış beklentisine bıraktı.
Bu senaryonun şu an için en güçlü olasılık olduğunu belirten uzman, 2026 yılı için belirlenecek asgari ücret rakamı nın 27.500 TL ile 28.000 TL arasında açıklanabileceğini öne sürdü.
Özgür Erdursun, asgari ücretteki artış oranlarını değerlendirirken, Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) talep ettiği 35.000 TL’lik rakamın gerçekçi bir seviye olduğunu vurguladı.
Uzman, ülkedeki ortalama ücretlerin dahi 35.000 TL civarında seyrettiğine dikkat çekerek, mevcut asgari ücretle geçinmek zor olduğu görüşünü dile getirdi.
Özgür Erdursun, “Türkiye’de ortalama ücretler bile 35 bin TL, asgari ücretle yaşam mümkün değil” ifadeleriyle, ücret dengesizliğinin büyüklüğüne işaret etti.
Ayrıca, yüksek bir asgari ücretin (örneğin 50.000 TL) maliyet artışlarına yol açabileceğini ancak 35.000 TL’nin işletmelerin kaldırabileceği makul bir taban ücret olduğunu ifade etti.
Enflasyon hedefleri tutmuyor, faturayı yine asgari ücretli ödüyor!
Asgari ücretin 35.000 TL olması gerektiğini savunan Özgür Erdursun, eğer bu rakam 50.000 TL gibi çok yüksek bir seviyeye ulaşırsa, temel gıda ürünlerinin (örneğin ekmek) fiyatlarının dahi aşırı yükselebileceği uyarısında bulundu.
Bu durumda devletin elini taşın altına koyması ve işletmeleri teşviklerle desteklemesi gerektiğini belirtti.



