Sanık Daniel Szalla’nın yargılandığı davada savcılık, kundaklamanın ırkçı saiklerle yapılmadığını öne sürerken, “kişilik bozukluğu” gerekçesiyle her biri için ikişer yıl olmak üzere üç ayrı kundaklama girişimi nedeniyle toplam altı yıl hapis cezası talep etti. Ancak asıl yangında dört kişinin yaşamını yitirmesi nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.
Dava sürecinde çok sayıda belge, görüntü ve tanık ifadesi mahkemeye sunulurken; bazı kanıtların silindiği, raporların kaybolduğu ve sanığın geçmişteki aşırı sağcı eğilimlerinin yetkililerce göz ardı edildiği öne sürüldü.
Türk ailelerin avukatları, sanığın daha önce de benzer saldırılar gerçekleştirdiğini ve ırkçı bir motivasyonla hareket ettiğini ortaya koydu.
Avukat Seda Başar Yıldız’ın sunduğu belgeler arasında 25 Ocak 2022’de yaşanan bir başka kundaklama girişimi özellikle dikkat çekti. Olayda sanığın yangın sırasında bina çıkışlarını dışarıdan kilitleyerek içeridekilerin kaçmasını engellemeye çalıştığı tespit edildi. Bu saldırı, büyük bir facianın eşiğinden dönülerek atlatılmıştı.

Dava, Almanya’daki Türk toplumu ve Avrupa genelinde yaşayan göçmenler açısından büyük yankı uyandırdı. Sanığın açık ırkçı profiline rağmen olayların münferit olarak nitelendirilmesi, hem mağdur aileler hem de insan hakları savunucuları tarafından tepkiyle karşılandı.




Yorumlar kapalı.