Boğaçhan Şatıroğlu’nun ahşap sanatına olan ilgisi, 5 yaşındayken dayısının ona yaptığı küçük bir tekneyle başladı. “Ahşap bir derler ya aşktır, gerçekten öyle” diyerek bu tutkuyu anlatan Şatıroğlu, çocukluğunda dedesinin balıkçı olduğunu ve tekne tamirleriyle ilgilendiğini belirtiyor. Zaman içinde bu ilgi, onun hayatında bir meslek haline dönüştü. Öncelikle gemilerde çalışarak geçimini sağlayan Şatıroğlu, daha sonra ahşap sanatı için atölye kurma hayalini gerçekleştirdi.
17 yıl önce açtığı 40 metrekarelik atölyede, tarihi teknelerden modern motoryatlara kadar birçok geminin maketini yapan Şatıroğlu, gemi maketi üretimi konusunda oldukça başarılı. “Bütün tekneleri ölçekli olarak, birebir planlarına uygun şekilde yapıyorum” diyen Şatıroğlu, her modelin ayrıntılarına gösterdiği özeni vurguluyor. Bu teknik ve sabır isteyen iş, dünya çapında koleksiyoncular, müzeler ve tersaneler tarafından büyük ilgiyle karşılanıyor.
Şatıroğlu, sosyal medya ve internet aracılığıyla yurtdışından birçok sipariş alıyor. Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya ve Japonya gibi ülkelerden gelen talepler, onun başarısını pekiştiriyor. “Amerika’dan bile sipariş alıyorum. Birçok koleksiyoncu ve armatöre tekne yaptım. Barcelona’daki bir müzeye tekne gönderdim” diyerek yurtdışındaki başarılarını anlatıyor. Ancak, pandemi döneminde Bangladeş’teki bir müze için yapılacak 20 gemi siparişi iptal oldu.

Boğaçhan Şatıroğlu’nun yaptığı en popüler gemi maketleri ise Karadeniz’e özgü tekneler. Çoğu müşterisinin geçmişte bu teknelerle bir hatırası olduğunu belirten Şatıroğlu, Karadeniz teknelerine olan ilgiyi şu şekilde açıklıyor: “Vatandaşlar daha çok Karadeniz teknelerini tercih ediyor. Bu teknelerin görüntüsü, geçmişteki hatıraları onları cezbediyor.” Karadeniz’in geleneksel teknelerinin yanı sıra, diğer tarihi ve modern gemi modellerini de ustalıkla yapıyor.




