Henüz 11 yaşındayken sanayinin isli havasını solumaya başlayan Osman Dedelin, 49 yıldır kaporta ve boya işçiliğini büyük bir titizlikle sürdürüyor. Eskiden her hasarlı parçayı çekiçle düzelterek adeta yeniden var ettiklerini anlatan usta, günümüzde hazır yan sanayi ürünlerinin el emeğine olan ihtiyacı azalttığını vurguluyor. Eskiden işinden büyük zevk aldığını belirten emektar sanatkar, hazır parçaların yaygınlaşmasıyla zanaatın ruhunun kaybolmaya başladığına dikkat çekiyor.
Mesleğin en büyük yarası olan yetişmiş eleman sıkıntısı, Yeşilhisar’da da kendini hissettiriyor. Eskiden onlarca çırak yetiştirdiğini ve hepsinin bugün kendisine dua ettiğini söyleyen Dedelin, günümüz gençlerinin ağır işlerden kaçtığını ifade ediyor. “Şimdiki nesil yağ, pas ve kirli elbiseyle uğraşmak istemiyor; herkes masa başı ve kolay iş peşinde” diyen usta, çıraklık için gelen az sayıdaki adayın ise daha işi öğrenmeden sadece paraya odaklandığını belirtiyor.
Kendi işinin hem ustası hem de çırağı haline geldiğini dile getiren Osman Dedelin, kendilerinden sonra bu bayrağı devralacak kimsenin kalmamasından korkuyor. Mesleğin “körlenip gitmemesi” için devletin el sanatları ve teknik çıraklık konusunda destek vermesi gerektiğini savunan Dedelin, “Biz bıraktığımızda bu işleri yapacak kimse kalmayacak. Her türlü tecrübemizi aktarmaya hazırız yeter ki arkamızdan gelecek bir nesil olsun” sözleriyle yetkililere sesleniyor.
Geleneksel kaporta ustalığında en büyük darbenin hazır yedek parça sektörü olduğunu belirten Osman usta, eski dönemlerdeki tamir kültürünün yerini “değiştir ve geç” mantığının aldığını söylüyor. Vatandaşların artık tamir ettirmek yerine parçayı alıp gelmeyi tercih ettiğini, bunun da gerçek ustalığın icra edilmesini zorlaştırdığını ifade ediyor. Yeşilhisar’ın 15 bin kişilik nüfusu içinde direnmeye çalışan bu yarım asırlık tecrübe, sanayi kültürünün korunması için canlı bir örnek teşkil ediyor.




Yorumlar kapalı.