Dalaman’da kendi manavını işleten Çiğdem Gün, 10 ay önce başladığı solucan gübresi üretimiyle çiftçilikte yeni bir dönem başlattı. Başlangıçta 50 bin kırmızı Kaliforniya solucanıyla işe koyulan Gün, bugün neredeyse bir milyona ulaşan solucan nüfusuyla 2 dönümlük serasında üretim yapıyor. Solucanlarla elde ettiği doğal gübre sayesinde kimyasallara ihtiyaç duymadan ürün yetiştiren Gün, maliyetlerini sıfırlarken ürün kalitesini ve müşteri memnuniyetini üst seviyeye taşıdı.
Kimyasal gübre kullanımını tamamen bırakan Gün, sebze ve meyvelerdeki çürükleri solucanlara yedirerek gübreye dönüştürüyor. Bu doğal döngü sayesinde hem atıklar değerlendiriliyor hem de fide yetiştiriciliğinde yüksek verim elde ediliyor. Gübreli toprağın 3 yıl boyunca özelliğini koruduğunu belirten Gün, “Eskiden 20 bin liralık gübre alıyordum, şimdi o maliyet yok. Ürünler daha lezzetli hale geldi, müşterim arttı,” dedi.
Gün, projeye katılmadan önce solucanlar hakkında hiçbir şey bilmediğini, Adnan Menderes Üniversitesi’nden aldığı eğitimle üretime başladığını söyledi. Solucanları tanıttığı sosyal medya sayfasıyla da birçok kişiye ulaştığını anlatan Gün, “Gübre gönderdiğim kişiler bana meyve, üzüm, kavun gönderiyor. 10 günlük bir eğitim hayatımı değiştirdi,” diyerek yaşadığı dönüşümü özetledi.

Menteşe’de yaşayan Harika Durgut ise tarımsal üretimde paketli hayvan yemi alanında fark yaratıyor. Eğitim sürecinde şekillendirdiği projesini hayata geçiren Durgut, keçi yetiştiriciliğinden elde ettiği gelirle silaj üretimine geçiş yaptı. Bugün 120 dönüm arazide nenoks, triticale, mısır gibi ürünleri eken Durgut, ikinci el makinayla başladığı işte yeni ekipmanlarla kapasitesini 200 ton/gün seviyesine çıkardı.




Yorumlar kapalı.