Derinliği 7 metreye ulaşan kuyular, kış aylarında tonlarca karla dolduruluyor, kayalık ve gölge alanlarda biriken temiz karları çuvallarla getirip, kuyulara basıyor. Bölgede kuyuların büyük bölümü kar kütleleriyle doldurulup, kapakları yaza kadar açılmamak üzere kapatılıyor.
Buzdolabı gibi kullanılan kuyulardaki karın kısmen erimesiyle elde edilen su, kovalarla çekilip vatandaşlar tarafından kullanıyor. Kovalarla taşınan kar yoğurt, pekmez, ceviz, fındık dökülerek de yenebiliyor.
67 yaşındaki Ahmet Gengeç, şaşırtan uygulamaya ilişkin şunları söyledi: Hacılar’ın kuruluşundan beri bu kar hayatı böyle devam ediyor. 400-500 yıldır devam ediyor. Kar kuyuları, ocak-şubat aylarında doldurulur. Yazın içmek için, eskiden çamaşırlarımıza, içmemize, yememize her yerde kullanılıyormuş. Ama günümüzde şebeke suyu geldiği için bu karı nostaljik bir şekilde dolduruyoruz. Yaz günlerinde terlediğimiz zaman, sıcak günlerde, bahçe işleri ile uğraşırken, dışarıdan gelen insanlara burada yardımcı oluyoruz, kar veriyoruz. Ayranı bu karlı suyla yaparız, içeriz. Pekmezimizi de kara dökeriz, kaşık kaşık yeriz. Bu geleneği yaşatmak için arkamızdan gelen arkadaşlarımız var ama bu işin sonuna doğru geliyoruz.




Yorumlar kapalı.