Düzce Oto Sanayi Sitesi’nde motor ve kaporta dendiğinde akla gelen ilk isimlerden olan Suat Nezir, meslek hayatına 1950 yılında adım attı. 1959’dan bu yana kendi dükkanında ter döken Nezir, mesleki tecrübesiyle “Anadol Suat” markasını yarattı. Yanında hiçbir çırak veya yardımcı çalıştırmadan, devasa otomobillerin her bir vidasıyla tek tek ilgilenen usta, sabır ve titizlikle eski toprak Anadol’ları ayağa kaldırıyor.
Klasik bir otomobili sıfırdan revize etmenin büyük bir emek istediğini belirten Suat Nezir, bir aracın teslimat süresinin yaklaşık 2 ile 3 ay arasında değiştiğini ifade ediyor. Yılda ortalama sadece 3 otomobili trafiğe çıkarabildiğini söyleyen Nezir, “Türkiye’de bu işi yapan usta sayısı parmakla sayılacak kadar azaldı. İstanbul, Bursa ve İzmir’de birkaç kişi kaldık. Eskiden çok usta vardı ama artık bu zanaatın son temsilcileriyiz” diyerek mesleğin zorluğunu ve geldiği noktayı özetliyor.
Sadece ustalığıyla değil, dürüstlüğüyle de örnek bir esnaf profili çizen Suat Nezir, vergi dairesi yetkilileri tarafından da ödüllendirildi. 1962 yılından bu yana aralıksız vergi ödediği için tebrik edilen Nezir, “Vergi dairesinden gelip bunca yıllık sadakatim için teşekkür ettiler. Yorulduk ama yine de bırakmak istemiyorum” diyerek çalışma azmini ortaya koyuyor. Klasik otomobillerin yeni nesil araçlara göre çok daha sağlam ve “garantili” olduğunu savunan usta, eski araçların kaza anındaki dayanıklılığına vurgu yapıyor.
Günümüz otomobillerinin hız ve konfor bakımından üstün olduğunu kabul eden Suat Nezir, güvenlik konusunda ise klasiklerin yanına hiçbir şeyin yaklaşamayacağını söylüyor. Yeni nesil araçların profil yapılarının kazalarda daha hassas olduğunu belirten emektar usta, “Eski arabalar burunlu ve gövdeliydi, güven veriyordu. Şimdiki konfor eskide yoktu ama o sağlamlık bambaşkaydı” diyerek otomobil dünyasındaki değişimi kendi perspektifinden değerlendiriyor.




Yorumlar kapalı.