Abdullah Gül sözlerine şöyle devam etti:
İsrail’in sivilleri, kadınları, çocukları ve gazetecileri hedef aldığını, Batı dünyasından ise buna karşı anlamlı bir tepki gelmediğini belirten Gül, bombardımanlar altında kalan halkın açlık ve susuzlukla mücadele ettiğini kaydetti.“60.000’den fazla insanın hayatını kaybettiği bildiriliyor. Ebeveynler çocukları için bir lokma ekmek, bir damla su arıyor. Tüm bunlara karşı sessiz kalamayız. Sessizlik rıza göstermektir (Qui tacet consentire videtur).”
Albert Einstein’ın sözlerine atıfta bulunan Gül, “Dünya, kötülük yapanlar yüzünden değil, onları izleyip hiçbir şey yapmayanlar yüzünden yok olacak” cümlesini hatırlattı. Gül, İkinci Dünya Savaşı’nda işlenen soykırımın boyutlarının ancak sonradan anlaşıldığını ve Nuremberg’de açılan davaların bu yüzden önemli olduğunu ifade etti.
“Bugün ise farklı inançlardan ve yaşam biçimlerinden insanlar, bu vahşeti günbegün canlı yayında izliyor. Bu zulüm tüm dünyayı zehirliyor. Ortak insanlık bilincimizi sarsıyor. Bu kadar yaygın bir vahşeti izlemeye devam ettikçe adalet ve hukuk inancımız daha da zedeleniyor.”
Savaşın başlangıcındaki trajedinin, zamanla savaş suçlarına ve soykırım eylemlerine dönüştüğünü söyleyen Gül, birçok saygın siyasetçi ve akademisyenin bu durumun ciddiyetine dikkat çektiğini hatırlattı.
“İsrail-Amerikalı tarihçi Omer Bartov’un New York Times’ta yayımlanan yazısındaki ‘Ben bir soykırım araştırmacısıyım. Gördüğümde tanırım’ başlığı çok şey anlatıyor. Bartov, BM’nin tanımına atıfla, İsrail’in Filistin halkının yeniden kendini inşa edemeyeceği bir durumu hedeflediğini belirtiyor. Aynı şekilde BM’nin Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese de, İsrail’in modern tarihin en acımasız soykırımlarından birini işlediğini söyledi.”
Abdullah Gül, eski İsrail başbakanları ve genelkurmay başkanlarının da bu eylemleri savaş suçu olarak nitelendirdiğini, derhal sona erdirilmesi ve faillerin yargılanması gerektiğini ifade ettiğini aktardı.
“Helsinki Nihai Senedi’nin imzalanmasından yarım asır sonra, uluslararası hukuk kurallarının ve insan haklarının bu denli açık bir şekilde ayaklar altına alınması son derece üzücü. Demokratik toplumlar, Gazze’deki durum karşısında derin bir sarsıntı yaşıyor. Hükümetlere olan güven, söylemlerle eylemler arasındaki uçurum nedeniyle ciddi biçimde zedelenmiş durumda.”
İsrail Gazze’de kara operasyonuna başladı: Filistinliler şehri boşaltıyor




Yorumlar kapalı.