Adıyaman Müze Müdürlüğü ekipleri, duyarlı bir vatandaşın ihbarı üzerine harekete geçerek Kızılöz köyü mevkisinde geniş kapsamlı bir inceleme başlattı. Baraj göletindeki dinamik su hareketleri ve erozyonun etkisiyle, yaklaşık 2-3 metrelik toprak tabakasının süpürüldüğü ve altındaki yapıların çıplak gözle görülebilir hale geldiği saptandı. Yapılan ilk teknik incelemeler, bu yapıların binlerce yıl önce inşa edilen kült alanlarına ait olduğunu ortaya koydu.
Adıyaman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabahattin Ezer, keşfin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Taşların tarihlendirmesine dikkat çeken Ezer, şu ifadeleri kullandı:
“Bu alan bizi çok heyecanlandırdı. Elde ettiğimiz veriler, buluntuların yaklaşık 11 bin yıl öncesine dayandığını gösteriyor. Son yıllarda ‘Taştepeler’ projesiyle gündeme gelen Göbeklitepe kültürünün aynısının burada da mevcut olduğunu net bir şekilde görüyoruz. Şu an için iki küçük yapı tespit ettik ancak bu buzdağının sadece görünen kısmı.”
Bölgedeki mimari formların Şanlıurfa’daki kazı alanlarıyla birebir örtüştüğünü vurgulayan uzmanlar, alanda iki adet “çukur tabak” yapısının bulunduğunu belirtti. Etrafı levha taşlarla çevrili olan bu yapıların içerisinde, Göbeklitepe’nin karakteristik özelliği olan “T” biçimli küçük dikilitaşların kullanıldığı görüldü. Prof. Dr. Ezer, “Bu levha taşlar arasındaki dikilitaş kullanımı, bölgenin çok önemli bir yerleşim ve inanç merkezi olduğunun kanıtıdır. Daha geniş çaplı araştırmalarla bölgenin gizemini tamamen çözmeyi hedefliyoruz” dedi.




Yorumlar kapalı.