1. Haberler
  2. Ankara
  3. Gündem
  4. AKP’nin İç Sesleri, Değişen Medya Yüzleri ve Tartışmalı Keşifler

AKP’nin İç Sesleri, Değişen Medya Yüzleri ve Tartışmalı Keşifler

AKP'nin yönetim anlayışına dair önemli bir eleştiri, parti içinde bir dönem "temiz vicdan" olarak görülen isimlerin artık yönetimde veya etkin pozisyonlarda bulunmaması üzerinden yapılıyor. Kaynakta adı geçen isimlerden biri, AKP iktidara geldikten sonra en çok takdir edilen, beğenilen ve hakkı her zaman teslim edilen Profesör Naci Bostan. Naci Bostan, Meclis Grup Başkanvekilliği yapmış, "tertemiz, pırıl pırıl, dürüst, kavgadan nefret eden, her zaman uzlaşmayı tercih eden, siyasette farklı düşüncelere tahammülün şart olduğunu anlatan mükemmel bir insan" olarak tanımlanıyor. Ancak kaynakta belirtildiğine göre Naci Bostan'ın artık milletvekili yapılmadığı, fakat bir üniversiteye rektör olarak atandığı bilgisi yer alıyor.

featured

AKP’nin “Temiz Vicdanları” Nerede Duruyor?

AKP’nin yönetim anlayışına dair önemli bir eleştiri, parti içinde bir dönem “temiz vicdan” olarak görülen isimlerin artık yönetimde veya etkin pozisyonlarda bulunmaması üzerinden yapılıyor. Kaynakta adı geçen isimlerden biri, AKP iktidara geldikten sonra en çok takdir edilen, beğenilen ve hakkı her zaman teslim edilen Profesör Naci Bostan. Naci Bostan, Meclis Grup Başkanvekilliği yapmış, “tertemiz, pırıl pırıl, dürüst, kavgadan nefret eden, her zaman uzlaşmayı tercih eden, siyasette farklı düşüncelere tahammülün şart olduğunu anlatan mükemmel bir insan” olarak tanımlanıyor. Ancak kaynakta belirtildiğine göre Naci Bostan’ın artık milletvekili yapılmadığı, fakat bir üniversiteye rektör olarak atandığı bilgisi yer alıyor.

Naci Bostan’ın bu “vicdanlı” duruşuna örnek olarak, ses sanatçısı Linet’in İsrail zulmüne tepkinin adresi olarak konserinin gösterilmesine itiraz etmesi gösteriliyor. Bostan, bu tür “kastını aşan eylemlerin Filistinlilere faydası değil zararı” olduğunu, “kaynağı ancak ve sadece kabilecilik olan konser engellemesinin asla kabul edilemeyeceğini” ifade etmişti.

Kaynak, bu tür bir çıkışın mevcut AKP içinden çok az kişi tarafından yapılabileceğini belirtiyor ve tam da bu nedenle AKP’nin oy kaybettiği yorumunu getiriyor. Naci Bostan gibilerin yönetimde olduğu, milletvekili ve grup başkanvekili olduğu dönemlerde AKP oylarının %50’ye yakın olduğu ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turda kazanıldığı hatırlatılıyor.

Ancak şimdi durumun farklı olduğu, Naci Bostan gibi “vicdanlı, demokrat, hukukun üstünlüğü ilkesine iman etmiş, insanların dini, dili, rengi ne olursa olsun özgürlüklerini savunan” kişilerin yerinde, farklı bir profildeki isimlerin bulunduğu iddia ediliyor. Bu duruma örnek olarak, AKP’de Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olan bir kişinin, Naci Bostan’ın Linet yorumuna karşı “Sana ne lan Linet’ten” şeklinde bir tepki gösterdiği belirtiliyor. Aynı kişinin, geçmişte pek çok dönem grup başkanvekilliği yapmış, AKP’nin “temiz vicdanlı” isimlerinden Bostan’ı hedef alarak “istifa et”, “Alın bunu oradan görevden” dediği aktarılıyor. Kaynak, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı’nın böyle bir tavır içinde olduğu bir ülkede demokrasiden, hukuktan, insan haklarından söz edilemeyeceğini ifade ediyor.

Enerji Keşifleri ve Ekonomik Gerçeklik Tartışması

Ülke gündemini meşgul eden bir diğer konu ise enerji keşifleri. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde Göktepe Üçkuyusu’nda 75 milyar metreküp doğalgaz bulunduğunu ve bunun ekonomik değerinin 30 milyar dolar olduğunu açıkladığı hatırlatılıyor. Ardından Enerji Bakanı’nın 41 milyon varil rezerv keşfedildiğine dair bir müjde daha verdiği belirtiliyor.

Ancak kaynak, bu keşiflerin gerçek ekonomik anlamının sorgulanması gerektiğini vurguluyor. 41 milyon varil petrolü çıkarmak için kurulacak tesise harcanacak paranın, bu rezervden elde edilecek gelire değip değmeyeceğinin bilinmediği ifade ediliyor. 75 milyar metreküp doğalgazın ise Türkiye’nin yalnızca bir senelik ihtiyacını karşılayabileceği, bunun ötesinde bu parayı harcamaya değmeyeceği yorumu yapılıyor. Bir iş kurma örneği üzerinden, harcanacak maliyetin elde edilecek gelire oranının kritik olduğu, sadece cironun değil, kârın önemli olduğu anlatılıyor. Kaynak, eğer petrol veya gaz geliri, onu çıkarmak için yapılacak harcamadan çok daha düşükse, bunda sevinilecek bir taraf olmadığını iddia ediyor.

PKK ve Güven Tartışması: “Köpek Kıçı Yemin Tutmaz” Deyişi

Terör örgütü PKK’nın silah bırakması ihtimali de kaynakta işlenen önemli bir konu. Bir şehit annesi olan Emine Bülbül’ün bu konudaki sözlerine yer veriliyor. Emine Bülbül’ün, eğer terör örgütü gerçekten silah bırakırsa ve kimsenin burnu kanamazsa, bir şehit annesi olarak bunu onaylayacağını söylediği aktarılıyor. Ancak aynı zamanda “Eğer boşluğa düşürüp ‘evet biz silah bırakıyoruz’ deyip de devam ederlerse o zaman ne olacak, bunların kalleşliğine akıl ermez, ben bırakacaklarını ummuyorum” diyerek derin bir güvensizlik ifade ettiği belirtiliyor. Yani Emine Hanım’ın terör örgütüne inanmadığı, yüreğinin ateşinin sönmeyeceği yorumu yapılıyor.

Kaynak, şehit annesi Emine Bülbül’ün bu “ummamakta” haklı olduğunu belirterek, babaannesinin “köpek kıçı yemin tutmaz torunum” dediğini aktarıyor. Terör örgütü üyelerinin verdikleri sözü tutacaklarına “ihtimal vermediğini”, hatta bir “köpeğin kıçına daha çok inanacağını” ifade ediyor. Kaynak, 50 bin kişinin ölümünden sorumlu bir terör örgütünün verdiği söze güvenilemeyeceğini savunuyor ve şehit annesinin haklı olduğunu yineliyor.

AKP’nin İç Sesleri, Değişen Medya Yüzleri ve Tartışmalı Keşifler

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

Yorumlar kapalı.

Sosyal Medyada Biz