Ankara 34’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın görülmesine devam edildi. Duruşmaya, başka davadan hükümlü olarak tutuklu bulunan sanık Ümitcan Uygun, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanırken taraf avukatları salonda hazır bulundu. Savunma yapan sanık Uygun, “Doğru bilinen bir yanlış var. Aleyna Çakırdosyasında ben cinayetten yargılanıyormuşum gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Ben cinayetten aklandım. Ama karşı taraf medyayı, sosyal medyayı seviyor ve bu hale getirdi. Benim infaz sürem de doluyor; ama çıkamıyorum ‘tehlikeli tutuklu’ statüm var” dedi.
Sema Esen’in ailesinin avukatı Umur Yıldırım ise “Eğer Sema Esen kendisini öldürdüyse ki bunu kabul etmiyoruz. Ama Ümitcan Uygun’un tehditleri, yönlendirmesi, şiddeti söz konusu. Bunlar mesajlarla kanıtlı. Tanıklar da Uygun’un sürekli şiddet uyguladığını, Sema Esen’in vücudunda morluklar olduğunu anlattı. Bu dosya ‘Ben bir kere dövdüm’ dosyası değil. Burada sistematik şiddet ve tehdit var. Kendisinin infaz süresi dolmak üzere ve çıkabilir. Bu yüzden hükümle birlikte sanık Uygun’un tutuklanmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
Esasa ilişkin mütalaasını sunan Cumhuriyet savcısı, sanık Uygun’un ‘İntihara teşvik etmek ve intihar kararını kuvvetlendirme’ ile ‘Eziyet etme’ suçlarından 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
Mütalaaya karşı savunma yapan sanık Uygun, “Hakkımda istenen cezayı kabul etmiyorum. Hakkımda bir delil yok. Medyaya yansıyan görüntü Aleyna’nın öldüğü gün gibi yansıtılıyor. Ama bu olay daha önce gerçekleşti. Ben Aleyna’yı öldürmedim ama nasıl oluyorsa, bir tokat atmışım bunu da kabul ediyorum ve ‘eziyet’ deniyor buna. Bir tokat atmak eziyetse Kızılay’da darağacı kurun beni sallandırın”dedi.
Ara kararını açıklayan mahkeme başkanı, taraf avukatlarına mütalaaya karşı savunma yapmaları için süre verilmesine karar vererek, duruşmayı 22 Eylül’e erteledi.
Kaynak: DHA




Yorumlar kapalı.