Ali Babacan’ın konuşmasından öne çıkanlar:
Sözlerime Pençe Kilit Harekat Bölgesi’nde şehit düşen 12 askerimizi anarak başlamak istiyorum. Şehitlerimizin her birine Allah’tan rahmet, acılı ailelerine ve yakınlarına sabır diliyorum. Tedavi devam eden askerlerimize de acil şifalar temenni ediyorum. Acı çok büyük gerçekten. Milletimizin başı sağolsun. Allah bu millete bir daha böyle acılar yaşatmasın.
Bu hadiseyle ilgili kamuoyuna henüz tatmin edici bir açıklama yapılmış değil. Olayın tüm yönleriyle incelenmesini ve aydınlığa kavuşturulmasını bekliyoruz. Konuyu çok yakından takip edeceğimizi de özellikle ifade etmek istiyorum.
Hafızamızda derin izler bırakan bir tarihin yıl dönümüne yaklaşmaktayız. Bundan tam 9 yıl önce FETÖ Terör Örgütü hain bir darbe teşebbüsünde bulundu. 15 Temmuz 2016 akşamı Gazi Meclisimiz başta olmak üzere pek çok hedefe eş zamanlı saldırılar yapıldı. Milletimiz demokrasiye ihanet edenlere dur dedi, kendi iradesine sahip çıktı. Tek silahları yüreklerindeki cesaret olan vatandaşlarımız; kadınıyla, genciyle, yaşlısıyla meydanlara indi, kendi egemenliğine sahip çıktı. 15 Temmuz gecesi milletimiz bir oldu, dünyaya hep bir ağızdan haykırdı. Bu topraklarda irade milletindir dedi. Güç namlunun ucunda, tankların üstünde değil, güç sandıktadır dedi. Köprülerin tutulduğu, silahların halkın üzerine çevrildiği o gece korkuya teslim olmayan vatandaşlarımızı, buradan, Gazi Meclis’in çatısından yürekten selamlıyorum.
15 Temmuz gecesi 251 şehit verdik. Hepsini tek tek, saygıyla, rahmetle anıyorum. Hiç şüpheniz olmasın, dün nasıl ki darbelere karşı dimdik durduysak bugün de yarın da aynı kararlılıkla milletimizin yanında olmaya ve demokrasiyi ve özgürlükleri savunmaya devam edeceğiz.
Ülkemizde yargı yoluyla siyasetin dizayn edilmeye çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz. Siyasetin gündeminde her gün soruşturmalar var, gözaltılar var, tutuklamalar var. İktidarın hedefi gerçekten yolsuzlukla mücadele olsa bu soruşturmaların adil ve tarafsız bir biçimde hem iktidar hem de muhalefet partilerini kapsaması gerekirdi. Oysa sadece Mart ayından bu yana yapılan işlemlere dahi bakacak olsak muhalefet belediyelerinin hedef alındığı, iktidar belediyeleriyle ilgili hiçbir şey yapılmadığı bir süreç izliyoruz. Gerçek adalet ayrımcılık yapmaz. Adalet bir siyasi görüşe göre şekillenmez. Adalet hakkı ve hukuku esas alarak işler.
Eğer bir iddia varsa biz elbette ki bunun üzerine gidilmesini ve suçlu bulunanlardan hesap sorulmasını isteriz. Bunun takipçisi de oluruz. Ancak işletilen süreçlere ve uygulanan usüllere baktığımızda bir hukuk devletiyle asla bağdaştırayamacağımız bir tabloyla karşı karşıyayız.
Eğer devlet yönetiyorsanız, eğer temiz bir yönetim hedefliyorsanız ister merkezi hükümet olsun ister yerel yönetim olsun iki ilkeye dikkat edersiniz: Şeffaf olacaksınız ve her zaman hesap vermeye açık olacaksınız. Son 25 30 yılda çok sayıda uluslararası kuruluş, yolsuzlukla mücadele konusunda önemli çalışmalar yaptı. Temiz yönetimin ilkeleri nedir, bunlar belirlendi. Çünkü dünyada bunlar çok tartışılıyordu. Acaba şunu yaparsam bu yolsuzluk mudur, bunu yaparsam bu usulsüzlük müdür, şu olursa, şuna şöyle bir şey verirsem bu rüşvet midir diye bu konuda kafalar epeyi karışıktı. Ama nihayetinde, Türkiye’nin de tam üyesi olduğu pek çok uluslararası kuruluş bir araya geldi ve bunları açık bir şekilde tanımladı ve bütün bu kurallar uluslarası anlaşmalarla bağlandı, imzalandı.




Yorumlar kapalı.