Koç, “Hukuk sistemi çalışmayan ülkelere yatırımcı çekmek kolay olmuyor. Hiç kolay olmuyor. Ama Türkiye, teşvikler konusunda birçok ülkeye kıyasla çok iyi durumda. Vehbi Koç’un dediği gibi, ‘Allah bize dünyanın en güzel ülkesini vermiş, ama biz yeterince kıymetini bilmiyoruz.’ Türkiye’nin ticari potansiyeli, kültürel ve coğrafi avantajları olağanüstü. Ancak yatırımcı önünü görmek, kendini güvende hissetmek ve sık sık planlarını revize etmek zorunda kalmamak istiyor” ifadelerini kullandı.
Bloomberg HT’ye konuşan Ali Koç röportajında şu ifadeleri kullandı:
“Otomotiv bizim biliyorsunuz bugünkü durumumuza gelmemizdeki en önemli kolonlardan biri. Bir masa bir kasa bayilikle başlayan yolculuk çok önemli mihenk taşlarını geçerek bugünkü noktaya geldi.
Ford Otosan’ın toplam 1 milyona yakın üretim kapasitesi var. Bununla beraber Avrupa’nın en büyük ticari araç üretim merkezi. Ford Motor Company’de elektrifikasyon sürecindeki modellerin üretim yeri oldu. Dolayısıyla hem Avrupa otomotiv sektöründe hem de Ford’un global dünyadaki yerinde yerimiz çok daha kilit bir hale geldi. Bu da yaptığımız işleri doğru yaptığımızın göstergesidir.”
“Romanya’da olduğumuz için Romanya’yı konuşalım. Neden Romanya’ya geldik? Çünkü yaptığımız işleri daha iyi yapabilmek için genişledik. Romanya’yı almamızla beraber oradan bir model buraya geldi. Orada kapasite açtık, başka modeli koyduk. Dolayısıyla bu büyüme Craiova için de tamamıyla Ford Avrupa’nın ürettiği bir yerdi.
Romanya’nın tarihinde ilk ürettiği tam elektrikli birinci, ikinci, üçüncü aracın lansmanını yaptık. O yüzden 2025 senesine Türkiye pazarı olarak bakarsak aşağı yukarı 1 milyonun üstünde, civarında, geçen senekine benzer bir seyirde olacak. Bizim için önemli olan hep 1 milyonun üstünde pazar sağlayabilmek. Türkiye’de 1 milyona gelmek için çok uğraştık, sonra düştük. Git geller yaşandı.
Ama bizim ülkemizde pazarın 1 milyonun üstünde olması gerekiyor. Pazar miksleri değişiyor. Binek araç, ticari, araç, hibrit araç, elektrikli araç, içten yanmalı araç mikslerde değişiyor Türkiye’de ve Avrupa’da. O yüzden evet bugün büyüğüz. Pek çok rekabet avantajımız var. Ama otomotiv sektörü de bir dönüşümden, hatta bir nebze hasta olduğu bir dönemden geçiyor diyebiliriz. İleriyi görmek eskiye nazaran daha zor.”
“Romanya AB’nin son üyesi, tebrik edelim artık tam üyelik oldu. Dolayısıyla AB’de olmanın avantajı var. Üretim maliyet avantajı var. Yatırıma dostane bir yaklaşım var. Tabii ulaşım altyapısında düzelmesi gereken şeyler var. Ama genel olarak baktığınızda Türkiye’ye yakınlığı, AB üyesi olması ve üretimdeki maliyet avantajlarıyla ve Türkiye’den gelen yatırımcılara dost bir ülke olması açısından avantajları var.
Buraya 2002’de Beko ile geldik. Buranın Beko’sunu satın aldık. Bizim yaptığımız en başarılı dış yatırımlardan biriydi. O zaman bir buzdolabı fabrikası almıştık, 300 bin kapasiteli. Bugün geldiğimiz noktada ayda 1,9 milyon kapasitesi var. Çok başarılı olunca yeni bir fabrika yatırımı yaptık. O fabrika yatırımı da çamaşır makinesi, 2,2 milyon kapasitesi var. Üretimde yüzde 80’ini her iki fabrikadan yurt dışına satıyoruz. Dolayısıyla ihracat açısından da Romanya ekonomisine katkıda bulunan bir şirket. Böyle başladık, zaman içinde hem Beko’nun kendi içinde hem Ford’la yaptığımız anlaşma çerçevesinde işlerimiz büyüdü. Onun üstüne güneş enerjisi yatırımı yapıyoruz. Lisans alan fabrikayı satın aldık. 150 milyon euroluk, 214 MW’lık yatırım Mayıs’ta başlıyor.”




Yorumlar kapalı.