Aileye bir kutu içinde teslim edilen cenaze Diyarbakır Yeniköy Mezarlığı’nda defnedildi. Ancak anne Fatma Aslan, o günden bu yana oğlunun ölmediğine dair güçlü bir his taşıdı. Çevresine ve eşine sürekli bu şüpheyi dile getiren Aslan, “O kutunun içinde verilen bebeğin benim evladım olmadığına içimden hep emindim. Anne yüreğim yanmadı, sanki oğlum hâlâ yaşıyor gibi hissettim” sözleriyle yaşadıklarını anlattı.
Yıllarca süren bu şüphelerin ardından Aslan çifti, üç yıl önce savcılığa başvurarak hukuki süreç başlattı. Mezarlıkta yapılan fethi kabir işlemiyle cenazeden DNA örnekleri alındı. İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda yapılan incelemede, gömülü bebeğin Aslan çiftine ait olmadığı kesinleşti.
Baba Ercan Aslan, hastane sürecinde birçok ihmalle karşılaştıklarını belirterek, “17 gün boyunca bebeğimizi göremedik, anne sütü dahi verilmedi. Vefat haberi geldiğinde hiçbir resmi prosedür uygulanmadan cenaze bize teslim edildi. Defin kaydı bile bulunmuyor. Bu durum bizim için derin bir acı ve şüphe kaynağı oldu” dedi.
Anne Fatma Aslan ise, “Ben bir anneyim, içimden gelen his beni hiç yanıltmadı. Oğlumun yaşıyor olduğuna inanıyorum. Belki bir başka ailede, belki burada, ama eminim mutlu değildir. Yetkililere sesleniyorum, oğlumu bulsunlar” ifadelerini kullandı.
Ailenin avukatı Zeki Oran da, ilk başvuruların takipsizlikle sonuçlandığını ancak ailenin ısrarı üzerine dosyanın yeniden açıldığını söyledi. Oran, “DNA sonucuyla bebeğin Aslan ailesine ait olmadığı resmen kanıtlandı. Sorumluların tespit edilmesi ve kaybolan çocuğun bulunması için hukuki mücadelemiz devam ediyor” diye konuştu.




Yorumlar kapalı.