Antalya Kepez’de üretim yapan Mehmet Bolat, güllerin seradan çıkış fiyatının kalitesine göre 10 ile 20 TL arasında değiştiğini belirtti. Birinci sınıf, 70 santimetre boyundaki en kaliteli güllerin bile kendilerinden bu fiyatlara alındığını söyleyen Bolat, aynı ürünün çiçekçiye gidildiğinde 150-200 TL’den aşağı bulunamadığını ifade etti. Aradaki 10 katlık farkın üreticiyi değil, aracı ve son satıcıyı zengin ettiğine dikkat çekildi.
Özellikle özel günlerde piyasaya giren ithal çiçekler, yerli üretimin fiyatını aşağı çekiyor. Sevgililer Günü ve Anneler Günü gibi talebin zirve yaptığı dönemlerde, gümrük vergileri artırılsa bile ithal ürünlerin tercih edilmesi yerli gülün değer kaybetmesine yol açıyor. Üreticiler, “İthal geldiği zaman yerliye bakan olmuyor, bu da emeğimizin karşılığını almamızı engelliyor” sözleriyle yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi.
Gül yetiştiriciliğinde kullanılan gübre fiyatlarının bir yıl içinde üç-dört kat artması ve arazi kiralarındaki fahiş yükselişler, üreticinin belini büküyor. Bir dönüm araziye 5 bin fidan dikildiğini ve bu yatırımın 7-8 yıllık bir süreç olduğunu hatırlatan çiftçiler, artan masraflar nedeniyle üretimden çekilme noktasına geldiklerini vurguluyor. Bir yılın emeğiyle sadece nakliye masraflarının karşılandığı dönemlerin yaşandığı belirtiliyor.
Yaklaşan Anneler Günü’ne rağmen piyasada beklenen hareketliliğin henüz oluşmadığını söyleyen sektör temsilcileri, Mayıs ayı başında fiyat bile verilemediğini ifade etti. Şu günlerde küçük kıpırdanmalar olsa da, üretim maliyetleri ve satış fiyatları arasındaki dengesizliğin sürdürülebilir olmadığı uyarısı yapıldı. Tüketici yüksek fiyattan şikayet ederken, üretici eline geçen 10-20 TL ile ayakta kalmaya çalışıyor.




Yorumlar kapalı.