Arıkan, kadrolu, sözleşmeli ve ücretli öğretmen ayrımının öğretmenler odasında yan yana duran eğitimcileri farklı kategorilere ayırdığını söyleyerek, özel sektör öğretmenlerinin taleplerini de yeniden dile getirdi. Atanamayan öğretmenler, mülakat mağdurları ve KHK’lı öğretmenlerin mücadelesini desteklediklerini ifade etti.
Konuşmasının ana bölümünde “Terörsüz Türkiye” sürecine değinen Arıkan, Saadet Partisi’nin hem Türkiye’de hem dünyada barış ve adalet için mücadele eden bir hareket olduğunu belirtti. Partisinin ırkçılık, mezhepçilik ve bölgecilikle yan yana gelemeyeceğini vurgulayan Arıkan, bölgede barışın ancak “kan dökerek değil, dil dökerek ve ter dökerek” mümkün olacağını söyledi.
Komşu Suriye’deki çok katmanlı yapıdan örnek veren Arıkan, bölgede farklı toplulukların ABD ve İsrail ile temas hâlinde olduğunu, “kadim komşuların birbirleriyle masaya ancak bu iki aktör aracılığıyla oturduğunu” ifade etti.
Arıkan, Milli Dayanışma ve Demokrasi Komisyonu’nda yer almalarının nedenini “barış ve adalet arayışı” olarak açıklarken, hükümete şu çağrıyı yaptı:
“Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarını tanıyın.”
“Kürt Meselesinin çözümünde somut adımlar atın.”
“Kayyım uygulamasına son verin.”
“KHK, harp okulu öğrencileri ve barış akademisyenleri dahil tüm mağduriyetleri giderin.”
“Osman Kavala, Selahattin Demirtaş ve Can Atalay’ın özgürlüklerini iade edin.”



