Arıkan konuşmasında, Türkiye’nin elli yıldır süren bir çatışma ve ayrışma döneminden sonra yeni bir sayfa açma fırsatı yakaladığını belirtti. Milli Görüş hareketinin geçmişte Kürt meselesine yönelik raporlar hazırlayarak çözüm için sorumluluk üstlendiğini hatırlattı.
Arıkan, merhum Necmettin Erbakan’ın Bingöl’de yaptığı konuşmalarla sürece katkı sağladığını ve bu nedenle yargılandığını anımsattı. 2009 yılında hazırladıkları “Gönüllü Birliktelik ve Kardeşlik” raporunu da bu çabaların bir parçası olarak hatırlattı.
Arıkan, hükümetin “Terörsüz Türkiye” tanımının yeterli olmadığını, bunun yerine özgürlüklerin genişletildiği, adaletin ve hukukun üstünlüğünün tesis edildiği “Yaşanabilir Türkiye” hedefinin benimsenmesi gerektiğini ifade etti.
Çözüm sürecine dair bilgi eksikliği olduğunu savunan Arıkan, “Kimse bu süreci kulislerden ya da gazetecilerden öğrenmemeli. TBMM’de açıkça konuşulmalı” diyerek Meclis’in olağanüstü gündemle toplanması çağrısında bulundu.
PKK’nın muhatap alınmasının doğru bir strateji olmadığını ifade eden Arıkan, meselenin sadece AK Parti, MHP ya da DEM Parti ile sınırlı görülemeyeceğini belirtti. Türkiye’nin tamamını ilgilendiren bir konu olduğunu, çözümün merkezinin de Ankara olması gerektiğini söyledi.




Yorumlar kapalı.