Nurcan Kazıkçı’nın serasında büyük bir titizlikle yetiştirilen mini kabaklar, özellikle yurt dışında gurme lezzetler arasında yer alıyor. Kazıkçı, üretimin büyük bir kısmını ihraç ettiklerini belirterek, “Mini kabaklarımız Avrupa’da büyük ilgi görürken, Arap ülkelerinde özellikle dolmalık olarak tercih ediliyor. Hem göze hem de damak tadına hitap etmesi talebi sürekli canlı tutuyor” ifadelerini kullandı. İç piyasada da tezgahları süsleyen bu özel ürün, tarımsal kalkınmanın yerel temsilcisi haline gelmiş durumda.
Üretim alanını sadece kabakla sınırlı tutmayan Kazıkçı, tarımsal çeşitliliğe de önem veriyor. Toplamda geniş bir alanda üretim yapan girişimci; 800 metrekarelik bölümde patlıcan, bir buçuk dönümlük alanda ise yeni dikilen domates fidelerini yetiştiriyor. Çocuklarıyla birlikte her gün seranın yolunu tutan Kazıkçı, ürünlerin bakımından hasadına kadar her aşamada aile dayanışmasının gücünü kullandıklarını vurguluyor.
Kış aylarında sınırlı miktarda olan üretimin, havaların ısınmasıyla birlikte zirve yaptığını belirten Nurcan Kazıkçı, bu durumun piyasa fiyatlarına da yansıdığını söyledi. Kışın günlük 10 kasa olan hasadın bugünlerde 50 kasaya kadar ulaştığını dile getiren Kazıkçı, “Daha önce 80-90 TL seviyelerinde olan mini kabağın kilogram fiyatı, bollukla birlikte 50 TL’ye kadar geriledi” dedi. Üreticinin yüzünü güldüren verim artışı, pazardaki fiyat dengesini de tüketici lehine çeviriyor.
Tarımsal üretimin her aşamasının büyük bir özveri gerektirdiğine dikkat çeken Kazıkçı, özellikle bitki hastalıklarının sezonu bitirebildiğini hatırlattı. Kabak üretiminde “pürüz” olarak adlandırılan hastalığın en büyük risk olduğunu ifade eden üretici, ideal bir sezonun 35-40 günde başladığını ve yaklaşık iki ay sürdüğünü belirtti. Sabahın ilk ışıklarıyla tarlada başlayan, ertesi gün ise pazarda tezgah başında devam eden bu yoğun tempo, bölgedeki kadınların üretimdeki gücünü bir kez daha kanıtlıyor.




Yorumlar kapalı.