Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay tarafından da cezası onanan başvurucu, AYM’ye yaptığı başvuruda; hakkında tatbik edilen hukuk kurallarının “öngörülemez nitelikte uygulandığını” ileri sürerek Anayasa’nın 38. maddesinde güvence altına alınan “suçta ve cezada kanunilik” ilkesinin ihlal edildiğini iddia etmişti.
Başvurucu savunmasında ayrıca, teslim aldığı silahın mühimmatsız olduğunu ve silahı yanında taşımayarak bir odada bıraktığını belirtmişti.
AYM Genel Kurulu tarafından yapılan değerlendirmede, yerel mahkemenin verdiği mahkûmiyet kararının gerekçeleri incelendi. Kararda, darbe girişimi yaşandığının saat 03.00 ve sonrasında her yönüyle anlaşıldığı belirtilerek, o gece KHO’da bulunan personelin farklı tutumlarına dikkat çekildi.
AYM kararında, bazı personelin kanunsuz emirlere muhatap olmamak için okuldan ayrıldığı veya inisiyatif kullanarak silah almadığı; yerel mahkemenin de bu kişiler hakkında “icrai hareketlerde bulunmadıkları” gerekçesiyle beraat kararı verdiği hatırlatıldı.
Anayasa Mahkemesi, başvurucu Fatih Bozkurt’un durumunu ise şu tespitlerle değerlendirdi:
Kararın sonuç bölümünde, yerel mahkemenin; “başvurucunun silah alınması şeklindeki kanunsuz emre uyarak, kendisine verilecek emirleri beklemek suretiyle Anayasa’yı ihlal suçunu işleyen diğer faillerin eylemlerine yardım ettiği” yönündeki tespitlerinin temelsiz veya öngörülemez olmadığı ifade edildi.




Yorumlar kapalı.