Yaşanan gelişmeler Türkiye’de de siyasi gündeme taşındı. Bağımsız İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, konuyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Ortaya çıkan tablonun temel hak ve özgürlükler açısından endişe verici olduğunu belirten Yeneroğlu, farklı şehirlerde benzer olayların görülmesinin durumun münferit olmadığını gösterdiğini söyledi.
Yeneroğlu, “Bakü’den Sumgait’e, Abşeron’dan Mehdiabad’a kadar farklı şehirlerdeki eğitim kurumlarında benzer uygulamaların görülmesi, bunun münferit değil, sistematik bir sorun olduğunu göstermektedir. Halbuki Azerbaycan, kendi anayasasının güvence altına aldığı temel hak ve özgürlükleri vatandaşlarına eksiksiz tanımakla yükümlüdür. Başörtülü öğrencilerin eğitim hakkını fiilen ortadan kaldıran bu uygulamalara son verilmelidir.” dedi.
Söz konusu uygulamaların Azerbaycan hukukunda herhangi bir yasal karşılığı bulunmadığını vurgulayan Yeneroğlu, “Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası’nın 25. maddesi din ve inanç ayrımı gözetmeksizin herkesin eşit haklara sahip olduğunu güvence altına alırken, 48. maddesi din özgürlüğünü koruma altına almakta; 71. maddesi ise anayasal güvenceli hakların hiçbir gerekçeyle kısıtlanamayacağını açıkça hükme bağlamaktadır. Ayrıca devlet okullarında başörtüsü takılmasını yasaklayan herhangi bir yasal düzenleme de mevcut değildir; dolayısıyla başörtülü kız öğrencilerin okula alınmaması, anayasal bir hak olan eğitim hakkının mesnetsiz olarak engellenmesinden başka bir şey değildir.” ifadelerini kullandı.
Yeneroğlu, başörtüsü yasağına tepki gösterenlere yönelik işlemlere de değinerek, “Başörtüsü uygulamalarını protesto eden ya da kamuoyu önünde eleştiren Müslüman Birlik Hareketi üyeleri, uydurma uyuşturucu suçlamalarıyla tutuklanmıştır. Gözaltına alınan Samir Babayev’in aile üyelerine ilettiği ses kaydı, ifadesi alınırken işkenceye maruz kaldığı yönündeki ciddi iddiaları içermektedir. Bu tablo, dini inancına sahip çıkan vatandaşlara yönelik sistematik bir baskı politikasına işaret etmektedir.” dedi.
Türkiye’nin geçmişte yaşadığı başörtüsü yasaklarına da dikkat çeken Yeneroğlu, “Türkiye, yıllarca başörtüsü yasağının eğitim hayatı, aile ve toplumsal barış üzerindeki derin yaralarını bizzat yaşadı. Bu yasaklar toplumsal gerilimi derinleştirdi ve devlet-vatandaş ilişkisini zedeledi. Azerbaycan’ın da bu tarihi yanlışlara yönelmesini kaygıyla izliyor, bu yolun bir çıkmaz olduğunu hatırlatmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.




Yorumlar kapalı.