Son dönemde akaryakıt, elektrik ve doğalgaza yapılan ani ve yüksek oranlı zamlara tepki gösteren Babacan, ekonomi yönetimini “akıl tutulması” yaşamakla suçladı.
Devletin asli görevinin küresel şokları vatandaşa yansıtmadan yumuşatmak olduğunu belirten Babacan, “Ne yaptığını bilen bir hükümet bunu yapmaz. Petrol fiyatı arttığında sabredersiniz, anında pompaya yansıtmazsınız. Yıllık yüzde 20 enflasyon hedeflenen bir ülkede, enerjiye bir çırpıda yüzde 25 zam yapılır mı? Hiçbir zaman zam haberi yüzde üçü, dördü geçmemeli, gerekirse zamana yayılmalıdır. Ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar, inanın içim yanıyor. Bu koskoca ülke çok daha iyi yönetilmeye layık” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin içinden geçtiği zorlu ekonomik tabloya rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi kadrosuyla bir araya gelmekten kaçındığını öne süren Babacan, bunun bilinçli bir strateji olduğunu iddia etti.
Babacan, şunları kaydetti:
“Ortalık yangın yeri, millet geçim derdiyle feryat ediyor. Ancak ülkenin Cumhurbaşkanı en son ne zaman ekonomi ekibini toplayıp bir toplantıya başkanlık yaptı? Niye yapmıyor? Çünkü o fotoğrafı verdiği anda tüm sorumluluk üzerine yıkılacak. Sorumluluğu kendi üzerinden atıp, Cevdet Yılmaz’ın, Mehmet Şimşek’in üzerine yıkmak için o fotoğrafı vermiyor.”
Ekonomiye dair en çarpıcı iddialarından birini de Merkez Bankası rezervleri üzerinden dile getiren Babacan, şeffaflık eleştirisinde bulunarak, “Savaş başladığından bu yana bakın 49 milyar dolar sattılar. Ekonomi yönetimi bunu neden açıklamıyor? İlla bizim mi çıkıp bunları ifşa etmemiz gerekiyor? Erdoğan’ın ağzından ’49 milyar dolar satmak zorunda kaldık ey vatandaşlarım’ diye bir söz duydunuz mu?” diyerek Anayasal bir kurum olan Ekonomi ve Sosyal Konsey’in de toplanmadığını hatırlattı.




Yorumlar kapalı.