2019 İstanbul seçimlerinin iptal edilmesini hatırlatan Babacan, o günden bu yana iktidarın demokrasiye karşı sistematik bir baskı politikası izlediğini savundu:
“Yargı benim, kanun benim; seçimleri istediğimde iptal ederim, olmadı kayyum atarım, milletin iradesini gasp ederim diyorlar. Artık utanmıyorlar, sıkılmıyorlar. Kaybedecek bir şeyleri kalmadığını düşünüyorlar.”
Konuşmasında iktidarın geçmişte yaşadığı mağduriyetleri unuttuğunu söyleyen Babacan, şunları kaydetti:
“MGK’da verilen ayarları, e-muhtıraları, 367 kararını, bir şiir yüzünden cezaevine girmeyi unuttular. Geldikleri yeri, gidecekleri istikameti unuttular. Makamların bir emanet olduğunu da unuttular. Koltuklarını kaybetmemek için adaleti ezmeyi tercih ediyorlar.”
Babacan, İmamoğlu’nun tutuklanmasının yalnızca bir kişiyle ilgili olmadığını vurgulayarak, bunun tüm milletin iradesine karşı yapılmış bir hamle olduğunu ifade etti:
“Hedef alınan sadece bir belediye başkanı değil; hedef alınan demokrasi, hukuk devleti ve milletin iradesidir. Biz bugün de hakkın, adaletin yanındayız. Yargıya el uzatanların değil, Anayasa’yı çiğneyenlerin değil; halkın yanındayız, milletimizin yanındayız.”
Toplumsal kutuplaşmanın artık halkı yorduğunu belirten Babacan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:




Yorumlar kapalı.