Simge Arslan’ın hikayesi, aslında bir babanın mirasını devralma isteğiyle başladı. Ailenin dört kızından biri olan Arslan, kardeşlerinin farklı meslek dallarına yönelmesine rağmen, babasının gönlündeki terzilik mesleğini seçen tek isim oldu. Henüz 24 yaşında olan genç girişimci, lise yıllarından sonra Halk Eğitim Merkezi’nde aldığı eğitimle yeteneğini profesyonelliğe taşıdı. “Babamın hayali bana nasip oldu” diyen Arslan, ailesinin gurur kaynağı haline geldi.
Eğitim sürecinde hızı ve yeteneğiyle öğretmenlerini şaşırtan Simge Arslan, mesleğe adım attığı ilk günleri heyecanla anlatıyor. Kursun en genç katılımcısı olmasına rağmen, basit dikiş tekniklerini hızla aşarak doğrudan zorlu tasarımlara imza atan Arslan, dikişin tüm inceliklerini kısa sürede kavradı. Etek dikmeyi bekleyen hocalarının karşısına diktiği elbiselerle çıkan genç yetenek, bu tutkusunu kısa sürede ticari bir başarıya dönüştürmeyi başardı.
Kendi iş yerini kurma aşamasında babasının maddi ve manevi desteğini alan Arslan, başarısının gizli kahramanlarından birinin de eşi olduğunu vurguluyor. Evliliğinin henüz ikinci yılında kendi patronu olan genç kadın, eşinin kendisine olan sarsılmaz güveni sayesinde zorlukların üstesinden geldiğini belirtiyor. “Hayal bile edemediğim bir noktadayım” diyen Arslan, kadın girişimcilere “İmkansız diye bir şey yoktur, yeter ki isteyin” mesajı vererek ilham oluyor.




Yorumlar kapalı.