Bahçeli, “Türkiye sırtına binen ağırlıklarından hızla kurtulmaktadır. Uyanan ve ayağa kalkan devin önünü kesecek, tarihi yürüyüşünü kesintiye uğratacak hiçbir muhasım veya mütecaviz odak yoktur ve olması da mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında küresel gelişmelere değinen Bahçeli, 1945 sonrası kurulan uluslararası sistemin çözülme sürecine girdiğini ve yeni bir küresel düzenin oluşum sancılarının yaşandığını ifade etti.
Bu süreçte milli birlik ve dayanışmanın daha da güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, “Böylesi alacakaranlık dönemlerde dayanışma duygumuzu çok daha güçlendirmeli, milli birlik ve kardeşliğimizi en üst seviyede perçinlemeliyiz” dedi.
Bahçeli, konuşmasında “Terörsüz Türkiye” hedefinin önemine de değindi. Türkiye’nin yeni yüzyılda güçlü bir şekilde ilerlemesi için terörle mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini belirten Bahçeli, şöyle konuştu:
Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Bahçeli, ABD ile İsrail arasındaki ortaklığın askeri, siyasi ve ekonomik maliyetinin giderek arttığını söyledi.
Bahçeli, bu durumun özellikle iç kamuoylarında İran’a yönelik olası bir savaşa karşı itirazların artmasına neden olduğunu belirterek, “ABD-İsrail ortaklığının askeri, siyasi ve ekonomik külfeti arttıkça, bilhassa iç kamuoylarının İran savaşıyla ilgili kategorik itirazları yükseldikçe etrafımızda biriken tehlike daha da yoğunlaşacaktır. Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız” dedi.
Bölgede yaşanan gerilimin küresel ölçekte sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Bahçeli, özellikle enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’nin risk altında olduğunu ifade etti.




Yorumlar kapalı.