Trump’ın Kürt planına Bahçeli’den tepki: Kürt kardeşlerim satılık değil
Bakırhan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;
“Bir ülkeye demokrasi ve refah gelmesinin yolu, halkın öz mücadelesinden geçer. Savaş büyüdükçe sınırlar değil, acılar genişliyor; küresel ve bölgesel güçler tepişirken halklar eziliyor. Dış müdahaleler son bulmalı, inkârcı rejimler de değişmeli. Sadece dış müdahalelere karşı değiliz; bu inkârcı rejimin değişmesinden de yanayız.
İşte sizlerin huzurunda meseleye nasıl yaklaştığımızı bir kez daha çok açık biçimde ortaya koyduk. Ama Kürtlerin, Kürt örgütlerinin ve partimizin bu yaklaşımı bilinmesine rağmen, ısrarla Kürtlere akıl vermeye çalışanlar var. Çünkü Kürtleri söz kurabilen, siyaset yapabilen, strateji geliştirebilen ve en önemlisi de kendi geleceği hakkında karar verebilen bir halk olarak görmüyorlar.
Bakın, dünyanın neresinde bir mermi patlasa gözü Kürtleri arayan viledalı analistler bir anda ekrana çıkıyor. Bir anda, andıç gibi açıklamalar yapıyorlar. Bu vurguyu özellikle yapıyorum: Kendini Kürtlerin hamisi sanan siyasetçiler, Kürtlere akıl vermeyi meslek edinmiş o viledalı analistler artık şu tür cümleleri kurmaktan vazgeçsin: “Kürtler artık dış güçlerin kendilerine bir faydası olmadığını anlamalı… Kürtler kart olarak kullanılmaya izin vermemeli…”
Bu boş hamaset ile gerçeği perdelemeyi bırakın, Kürtlere akıl vermekten vazgeçin. Ne desek sözlerimizi başka bir yana çekmeye çalışan, had bildiren bir kesim var. Bu bir avuç insanı bir yere bırakalım. Yaygara koparanların gürültüsüne bakmayın. Bugün, görülmek istenmeyen, çarpıtılan, üstü örtülen bir hakikati burada konuşacağız. Sorular soracağız, yanıtlarını birlikte arayacağız.




Yorumlar kapalı.