Hataylı üreticiler, son yılların en yüksek verimini almalarına rağmen ihracat ve pazarlama kanallarında yaşanan tıkanıklık nedeniyle zor günler geçiriyor. Samandağ Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı, 20 yıl öncesinin kronik sorunlarıyla hala boğuştuklarını vurgulayarak, rekoltenin yüksek olmasının bu şartlar altında bir avantaj sağlamadığını dile getirdi. Satılamayan ve dalında bekletilen tonlarca mandalina, yağışların da etkisiyle hızla zayi olmaya başladı.
Uzmanlar ve oda başkanları, mandalinanın sadece ekonomik bir kayıp olmadığını, aynı zamanda ağaç sağlığı için büyük bir risk oluşturduğunu belirtiyor. Eğer ağaç üzerindeki meyve zamanında toplanmazsa, bitki dinlenme evresine geçemiyor ve bir sonraki sezon meyve verme kapasitesi ciddi oranda düşüyor. Çiftçinin tek isteği ise kar etmekten öte, ağaçların budanabilmesi ve önümüzdeki yıla hazırlanabilmesi için dalların bir an önce boşaltılması.
Bölge üreticilerinden Selim Paşa, 10 dönümlük arazisindeki mandalinanın yere dökülmesini izlemek zorunda kaldığını belirterek çaresizliğini paylaştı. “Kimse almadığı için hasat yapamıyoruz” diyen Paşa, halkı bahçesine davet ederek istediği kadar meyveyi ücretsiz toplama çağrısında bulundu. Ancak nakliye ve işçilik maliyetlerinin yüksekliği, bedava ürüne olan talebi bile olumsuz etkiliyor.
Hatay’ın verimli topraklarında manzara şu an sadece turuncu renkli bir görsel şölenden ibaret. Toprağın üzerine serilen mandalina halısı, çiftçinin emeğinin nasıl heba olduğunun kanıtı niteliğinde. Tarım temsilcileri, narenciyede planlı üretimin ve yeni ihracat koridorlarının açılmasının bu tür “bolluk içinde yokluk” senaryolarını bitirecek tek yol olduğunu ifade ediyor.




Yorumlar kapalı.