Akbulut, çobanlara sağladıkları imkanları da anlatarak, “Şu anda asgari ücretin üzerinde, iki asgari ücret civarında, yaklaşık 80 bin lira maaş veriyoruz. Yeme, içme, sigorta bize ait. O hâlde bile bulamıyoruz, çok zor. Gençlerin bu mesleğe yönelmemesinin sebebi ilk başta bizleriz. Niye? Çünkü göstermedik, belletmedik, sevdiremedik. Bu da bizi şu anda çıkılmaz bir duruma soktu” dedi.
Çoban bulunamadığında işleri kendi imkanlarıyla yürütmeye çalıştıklarını anlatan Akbulut, “Çoban bulamadığımız süreçte kendimiz gütmeye, kendimiz beslemeye çalışıyoruz. Tarla, tapan, bağ ve bahçelerimiz de yarım kalıyor. Yoncasını ekiyoruz, samanını topluyoruz, arpa ve buğdayı ekip biçmeye çalışıyoruz. Ailemiz destek oluyor ama bu yeterli olmuyor” diye konuştu.
Hayvan üretiminin ve sayısının azaldığını belirten Akbulut, “Biz bile bakamayacağımız hayvanı satmak zorunda kalıyoruz. Çünkü diğer tarım işlerini yetiştiremiyoruz. Hayvan olmazsa sayı düşer, et, süt ve yoğurt fiyatları artar. Üretmemiz şart. Türkiye’nin ayakta durabilmesi için besicilik yapmak zorundayız” dedi.
Sefa Akbulut, gençlere de seslenerek, “Besicilikte üretmemiz şart. Üretmezsek refah sağlayamayız. Gençlerimizin bu işleri sevmeleri ve ellerinden geldiğince üretime katılmaları gerekiyor. Boş durmaktansa bir işte çalışmaları şart. Üretim yapmadan kalkınamayız, üretmeden ayakta duramayız” ifadelerini kullandı.




Yorumlar kapalı.