Arı ekmeği, arıların doğadan topladığı polenleri kovana getirip kendi enzimleriyle fermente etmesiyle oluşuyor. Bu doğal işlem sonucunda ortaya çıkan arı ekmeği, yalnızca arıların değil, insanların da vücut direncine katkı sağlayan bir besin haline geliyor. Doğal bir fermantasyon sürecinden geçen bu madde, kovanda petek gözlerinde saklanıyor.
Arı ekmeği, içerdiği 22’den fazla aminoasit ile dikkat çekiyor. Bal üreticileri, bu besinin sadece bir çay kaşığının, yaklaşık 1 kilogram ete denk gelen protein barındırdığını belirtiyor. Özellikle sporcular, diyet yapan bireyler ve gelişim çağındaki çocuklar için destekleyici doğal bir gıda olarak tavsiye ediliyor.
Arı ekmeği, yalnızca yüksek protein değeriyle değil, sağlık üzerindeki olumlu etkileriyle de öne çıkıyor. Doğal antibiyotik etkisi, bağışıklık sistemini güçlendirme özelliği ve içerdiği vitamin-mineral zenginliği sayesinde, akciğer hastalıklarından eklem problemlerine kadar birçok rahatsızlığa iyi geldiği ifade ediliyor.
25 yıldır arıcılık yapan Engin Ekinci, arı ekmeğinin geçmişte hiçbir ekonomik değeri olmadığına, ancak artık yerli üretimin arttığına dikkat çekti. “Eskiden bu madde kovanlardan alınır ve doğrudan çöpe atılırdı. Son birkaç yıldır ise değeri anlaşıldı. Şimdi kilosu 3 bin liraya kadar çıkabiliyor” diyen Ekinci, ürünün hem arıcılara ek gelir sağladığını hem de tüketiciler için şifa kaynağı olduğunu vurguladı.




Yorumlar kapalı.