Cinayetin işlendiği gün yapılan otopside, Çağla’nın tırnakları arasında katiliyle boğuştuğu esnada kazıdığı yabancı bir erkeğe ait deri kalıntıları (DNA) ve evde 3 yabancı parmak izi tespit edilmişti. Bugüne kadar 80’den fazla kişinin verileriyle karşılaştırılan ancak eşleşme sağlanamayan bu deliller için şimdi en kritik hamle yapılıyor.
Habertürk’ten Mustafa Şekeroğlu’nun haberine göre, ailenin avukatı Buket Gül, o dönem aynı binada yaşayan ve evin anahtarına sahip olan komşu aileden ve mahalledeki şüphelilerden hayatını kaybetmiş 4 kişi için fethi kabir (mezar açma) talebinde bulundu.
Özellikle bina girişindeki DNA izlerinin işaret ettiği soybağı verileri, bugün hayatta olmayan bu isimlerin mezarlarının incelenmesini zorunlu kılıyor.
2020 yılında zaman aşımına uğramak üzereyken anne Gülnur Tuğaltay’ın olağanüstü çabası ve yeni delillerle süresi uzatılan dosya, Adalet Bakanlığı bünyesindeki tecrübeli ellerle sonuçlanmayı bekliyor. Ailenin tek beklentisi ise 26 yıldır tırnak altında taşınan o gizemli DNA sahibinin kimliğinin netleşmesi.




Yorumlar kapalı.