Peki iş arama hakkı nasıl kullanılır? Kimler iş arama hakkından faydalanabilir? HaberTürk yazarı Ahmet Kıvanç, merak edilen soruları şu şekilde yorumladı:
“İş Kanununun iş arama iznine ilişkin hükümleri açık ve işvereni bağlayıcıdır. Ancak, birçok konuda olduğu gibi çalışanlar iş arama izin hakları konusunda da yeterli bilgiye sahip değiller.
Kanunda yer alan “bildirim” ifadesi, ihbar anlamına geliyor. Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun karşı tarafa bildirilmesi gerekir. Klasik iş sözleşmeleri belirsiz süreli sözleşmelerdir.İhbar süresi, işçinin iş yerindeki çalışma süresine göre belirlenir. İşi 6 aydan az süren işçi için iki hafta; 6 aydan 1,5 yıla kadar süren işçi için dört hafta; 1,5 yıldan 3 yıla kadar süren işçi için altı hafta; 3 yıldan fazla süren işçi için ise sekiz hafta olarak uygulanır. Bireysel veya toplu iş sözleşmesiyle ihbar süresi artırılabilir ancak azaltılamaz.
Yaygın inanışın aksine ihbar zorunluluğu işçiyi de işvereni de bağlar. Sözleşmeyi fesheden tarafın, yukarıda anlattığım süreden önce karşı tarafı yazılı bilgilendirmesi anlamına gelir. İhbar süresine uymayan işveren veya işçi, karşı tarafa bu süreye ait ücret tutarında tazminat ödemek zorunda kalır. İhbar süresi kadar önceden bildirim yapılması halinde ise işçi de işveren de birbirine ihbar tazminatı ödemek zorunda kalmaz.
Kanuna göre, işveren işçinin hak kazandığı ihbar süresi boyunca yeni bir iş bulması için iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan iş arama izni vermek zorundadır. İş arama izninin süresi günde 2 saatten az olamaz. İşveren yeni iş arama iznini vermezse veya eksik kullandırırsa, bu süreye ilişkin ücreti ödemekle yükümlüdür. İş arama izni esnasında işçiyi çalıştırırsa işçinin normal ücretine ilaveten çalıştırdığı süre için ayrıca saatlik ücretini yüzde 100 zamlı olarak ödemesi gerekir.
















