Evrensel Gazetesi’ne konuşan baba İbrahim Can, emekli olduğunu ancak 16 bin TL’lik maaşının ailesini geçindirmeye yetmediğini belirtti. “Kiraya 10 bin lira veriyorum. Eyüp de bu durumu görüyordu ve okul masraflarını çıkarmak için çalışmak istedi” diyerek oğlunun neden bu yaşta bir işte çalıştığını açıkladı. Bir arkadaşının dönerci dükkanında garsonluk yapmaya başlayan Eyüp Can’ın gece geç saatlere kadar çalıştığını anlatan baba, oğlunun kendi kıyafetlerini ve ayakkabılarını alabildiği için mutlu olduğunu söyledi.
Eyüp Can’ın ölümüne dair görgü tanıklarından ve kamera kayıtlarından edindiği bilgileri paylaşan İbrahim Can, olayın sıradan bir düşme olmadığını düşünüyor. Baba Can, “Oğlum kamera kayıtlarında önden gidiyor, arkasındaki ise onu tehdit eder gibi yürüyor. Sonra terliğini çıkarıp oğlumun peşinden hızlı bir şekilde koşuyor” dedi. Bu kovalamacanın ardından Eyüp Can’ın bir pasajın girişinden içeri girdiğini ve daha sonra ölü bulunduğunu aktardı.
Baba Can, oğlunun cenazesini yıkarken vücudunda kesik izleri gördüğünü belirterek olayın cinayet olabileceği şüphesini dile getirdi. İlk müdahalede bulunan doktorun da “bıçak darbesi de olabilir” dediğini aktaran baba, savcılığın ise kesiklerin bıçak izi olmadığı yönünde bir değerlendirme yaptığını söyledi. Aile, olayın aydınlatılması için adli tıp kurumundan gelecek kesin otopsi raporunu bekliyor. Baba İbrahim Can, oğlunun ölümüne giden süreçte, okula gitmemesine rağmen ne öğretmenlerin ne de sosyal hizmetlerin devreye girmemesinin de bir ihmal olduğunu vurguladı.




Yorumlar kapalı.