Kıbrıs Türk halkının hürriyet mücadelesi için canlarını feda eden aziz şehitleri, Mehmetçik ve mücahitleri rahmet ve minnetle yad eden Yılmaz, gazilere hayırlı, uzun ömürler diledi ve şükranlarını sundu.Yılmaz, Kıbrıs Barış Harekatı’nın icrasında yüksek sorumluluk üstlenen dönemin Başbakanı merhum Bülent Ecevit’i, Başbakan Yardımcısı merhum Necmettin Erbakan’ı, merhum Alparslan Türkeş’i ve emeği geçen diğer tüm devlet ricalini rahmet ve minnetle yad ettiğini belirterek, merhum Dr. Fazıl Küçük ve KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş’ı da hürmetle andığını söyledi.Onların öncülük ettiği varoluş mücadelesinin, 20 Temmuz 1974’te Türkiye’nin kararlı müdahalesiyle taçlandığını ve tam bir zafere ulaşıldığının altını çizen Yılmaz, Türkiye’nin, Kıbrıs Barış Harekatı’yla, 1960 Garanti Antlaşması’nın garantörlere yüklediği tarihi, hukuki ve insani sorumluluğu yerine getirdiğini ifade etti.Yaptıkları antlaşmalar ile Kıbrıs Türk halkını Anavatanın garantisine kavuşturmada büyük emeği olan şehit Başbakan merhum Adnan Menderes ve merhum Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’yu da rahmet ve şükranla yad eden Yılmaz, bu harekatla Kıbrıs Türkünün 1963-1974 yılları arasında yaşadığı 11 yıllık zulüm ve çile dolu dönemin sona erdiğini, Kıbrıs Türklerinin kendi vatanlarında huzur ve güven içinde yaşayabileceği şartların tesis edildiğini kaydetti.Yılmaz, Barış Harekatı’nın üzerinden geçen 52 yılın, Türkiye’nin müdahalesinin haklılığını ve garantörlüğünün Kıbrıs’ın huzuru açısından taşıdığı önemi açıkça ortaya koyduğunu vurgulayarak, TSK’nin varlığının Ada’da yarım asrı aşan barış ve istikrarı oluşturduğunu, bu zeminde tüm Ada’nın kalkınma ve demokrasi yolunda ilerlediğini bildirdi.Siyasi eşitlik temelinde kurulan ortaklık düzenini bozan ve iki halk arasına düşmanlık tohumları eken tarafın hiçbir zaman Kıbrıs Türkleri olmadığına dikkati çeken Yılmaz, şöyle devam etti:”Kıbrıs Türkünü ortadan kaldırarak Ada’nın tamamına hakim olmayı amaçlayan girişimler Barış Harekatı’yla engellenmiştir. Buna karşılık, bölgemizde yaşanan son dönemdeki gerilimleri fırsata çevirerek Kıbrıs’ı yeni askeri oluşumların parçası haline getirmek isteyen çevrelerin faaliyetlerini son derece yakından ve dikkatli bir şekilde izlediğimizi buradan ifade etmek isterim. Rum lobisinin Avrupa kurumlarını istismar ederek yürüttüğü dezenformasyon girişimlerini de bir kez daha kınıyor ve yok hükmünde gördüğümüzü ifade etmek istiyorum. Dün silah zoruyla yapamadıklarını bugün Doğu Akdeniz’de kurulan ittifaklar ve tarihi gerçekleri ters yüz etmeye yönelik dezenformasyon girişimleri üzerinden gerçekleştirebileceklerini sananlar büyük bir yanılgı içerisindedirler.Kıbrıs’ın bölgesel rekabetlerin merkezine çekilmesi, taraflardan hiçbirine güvenlik sağlamayacak, yıllardır korunan istikrarı tehlikeye atacaktır. Türkiye’nin yer almadığı, Kıbrıs Türkünün haklarının ve Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarımızın yok sayıldığı hiçbir girişimin başarıya ulaşamayacağı bilinmelidir. Anavatan ve Garantör Türkiye, Kıbrıs Türkünün kendi devletinin çatısı altında özgür, onurlu ve güvenli biçimde yaşaması için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yanında olmuştur ve yanında olmaya devam edecektir.”Yılmaz, uzun yıllardır devam eden müzakerelerin, Rum tarafının yönetimi ve zenginlikleri paylaşmaya, Kıbrıs Türkünü eşit ortak olarak kabul etmeye yanaşmaması nedeniyle sonuçsuz kaldığını hatırlatarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin Kıbrıs Türkünü yok sayan kararları ve Rum tarafının Avrupa Birliği üyeliğine kabul edilmesinin, çözümsüzlüğü besleyen bu yaklaşımı daha da güçlendirdiğini ifade etti.
Cevdet Yılmaz’dan Barış ve Özgürlük Bayramı mesajı: Kıbrıs hiçbir zaman bir Rum adası olmayacaktır
Yılmaz, Kıbrıs Barış Harekatı'nın icrasında yüksek sorumluluk üstlenen dönemin Başbakanı merhum Bülent Ecevit'i, Başbakan Yardımcısı merhum Necmettin Erbakan'ı, merhum Alparslan Türkeş'i ve emeği geçen diğer tüm devlet ricalini rahmet ve minnetle yad ettiğini belirterek, merhum Dr. Fazıl Küçük ve KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş'ı da hürmetle andığını söyledi.




Yorumlar kapalı.