Avşar, kamuoyunda “Tapu Kanunu” olarak anılan düzenlemenin yalnızca tapuya ilişkin bir değişiklikten ibaret olmadığını, 15 farklı kanunda değişiklik öngören kapsamlı bir torba teklif olduğunu söyledi. Teklifin genel gerekçesinde deprem, yapı güvenliği ve kaçak yapılaşma gibi başlıkların yer aldığını belirten Avşar, maddelere bakıldığında denetim, yetki ve gücün merkezde toplandığını savundu.
Kanun teklifinin en önemli gerekçelerinden birinin depreme hazırlık olarak sunulduğunu hatırlatan Avşar, Türkiye’nin deprem kuşağında bulunduğuna ve yapı güvenliğinin artırılması gerektiğine ilişkin tespitlerin geç de olsa önemli olduğunu ifade etti.
Ancak Avşar’a göre teklif, deprem riskine karşı gerçek bir dönüşüm programı içermiyor. CHP’li Avşar, “Bu torba kanunda acele kamulaştırma var, belediyelerin malına göz dikmek var fakat riskli alanların tespiti ve dönüşümü ile ilgili dişe dokunur bir şey yok” dedi.
Avşar, iktidarın bugüne kadar çıkardığı imar aflarını da hatırlatarak, kaçak yapılaşmayla mücadele söyleminin inandırıcılıktan uzak olduğunu savundu.
Avşar, iktidarın 25 yıla yaklaşan yönetim sürecinde yapı güvenliği ve kaçak yapılaşma konusunda yeterli adım atmadığını ileri sürdü.
Teklifin gerekçesinde kaçak yapılaşmanın önlenmesinden söz edilmesini eleştiren Avşar, AK Parti iktidarı döneminde çıkarılan imar aflarına işaret etti. Avşar, bu geçmişin ardından bugün kaçak yapılaşmayla mücadele gerekçesi sunulmasını “kara komedi” olarak nitelendirdi.
Teklifte yer alan bazı maddelerin mülkiyet hakkını zedelediğini savunan Avşar, özellikle kooperatif ortaklarının taşınmazları üzerindeki tasarruf yetkisine ilişkin düzenlemeyi eleştirdi.
Avşar, 6. maddeyle tüm hak sahiplerine anahtar teslimi yapılmadan, dairesini önceden alan ya da hissesini üçüncü kişilere devretmek isteyen hak sahiplerinin tasarruf hakkının engellendiğini söyledi.
Bu düzenlemenin Anayasa’nın 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkıyla çeliştiğini belirten Avşar, 11. maddeyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına geniş yetkiler verilmesini de “mülkiyet hakkına saldırı” olarak değerlendirdi.




Yorumlar kapalı.