ABD’nin geçmişte bölgeye yönelik müdahalelerinin huzur getirmediğini savunan Salıcı, 1953’teki Musaddık darbesine ve Irak işgaline atıfta bulundu. Obama yönetiminin geçmişteki darbe itiraflarını hatırlatan Salıcı, “Irak’ın işgali, ülkemizde de terör estiren IŞİD’i doğurdu. Peki İran’a müdahale neye yol açacak?” sorusunu yöneltti.
İran rejiminin baskıcı politikalarını eleştirdiklerini ancak işgal senaryolarına karşı olduklarını belirten CHP’li vekil, “İran’daki rejimin zulmünü yerden yere vurmak başka bir şeydir; İran’ı işgal etmek bambaşka bir şeydir. İran’daki reformist akıla destek olmak ile bölgeyi savaş alanına çevirmek farklı şeylerdir” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin önceliğinin ulusal güvenlik olduğunu vurgulayan Salıcı, Ankara’nın tarafının kendi çıkarları olması gerektiğini ifade etti. Salıcı, “Biz ne Tahran’ın avukatıyız ne de Washington’un memuruyuz. Türkiye, başkalarının ajandasının ve stratejik hesaplarının faturasını üstlenecek bir ülke değildir” dedi.
Olası bir müdahalenin Türkiye sınırlarında yasa dışı göç dalgaları, terör ve uyuşturucu trafiği riskini artıracağını belirten Salıcı, Suriye İç Savaşı’nın yarattığı tahribatın hatırlanması gerektiğini söyledi.
Salıcı, askeri bir çatışmanın ekonomik boyutuna da dikkat çekti. Basra Körfezi’nin dünya enerji ticaretindeki kritik rolüne işaret eden Salıcı, Çin ve Hindistan’a giden petrolün yaklaşık yüzde 45’inin bu hattan geçtiğini belirtti. Salıcı, bölgede çıkacak bir krizin petrol fiyatlarını tırmandırarak dünya ekonomisinde derin sancılara yol açacağı uyarısında bulundu.
Açıklamasını bölge ülkelerinin duruşuna değinerek tamamlayan Salıcı, şu ifadeleri kullandı:




Yorumlar kapalı.