Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar:
Sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Katılımcılara teşekkür ediyorum.
7-8 Temmuz’da Ankara’da yapacağımız zirve öncesi bu toplantıyı ayrı bir önemde görüyorum. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
Avrupa-Atlantik güvenliği tarihi bir dönemeçten geçiyor. İttifakımızın bilhassa doğu ve güneydoğu sınırlarında cereyan eden savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditler, güvenlik anlayışımızı yeniden şekillendirmemizi gerekli kılıyor. Eski kalıplar, eski ön kabuller bir bir yıkılırken yerlerini neyin alacağı, neyin ikame edileceği henüz bilinmiyor. İstikrar yerine gerilimin, düzen yerine kargaşanın arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı, sabah neyle karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız.
NATO’nun tahkimi daha kritik hala geldi. Mevcut durum NATO’nun önemini arttırmıştır. Türkiye güçlü ordusu ve gelişmiş savunma sanayisi ile 70 yıldan fazla NATO’nun güvenliğine katkı sağlamaktadır. NATO caydırıcı olmalıdır. Ankara zirvesi tecrübe paylaşımının en güçlü noktası olacaktır.
Halklarımızın bizden talebi gelecek nesillerin barış ve huzur için yaşamanı sağlamaktır. Birlik ruhunu güçlendirecek adımlar atmalıyız. Uzun yıllar terörle mücadele etmiş ve artık terörü bitirmek noktasına gelmiş bir ülkenin lideri olarak beklentimiz adil bir şekilde hareket edilmesidir. Savunma sanayi konusunda engeller ortadan kaldırılmalıdır. Külfet paylaşımı noktasında üzerimize düşeni yapıyoruz.
Zirveden temel beklentimiz, müttefiklerin millî güvenlik hassasiyetlerini gözeten ittifak dayanışmasını ve birlik ruhunu güçlendiren neticelerin elde edilmesidir. Uzun yıllar terörle başarıyla mücadele etmiş ve şimdi terörü tamamen sona erdirmenin çalışmasını yürüten bir ülkenin lideri olarak şunu da ifade etmek isterim ki bu alanda ittifaktan beklentimiz çoktur. Karşı karşıya bulunduğumuz sınamalarla mücadele etmek istiyorsak müttefikler arasında külfet paylaşımını dengeli ve adil şekilde yaparken savunma sanayi ticareti önündeki engelleri de kaldırmamız gerekiyor. Her iki ana başlıkta da evvelki zirvelerde aldığımız kararların uygulanması bu bakımdan çok ama çok mühimdir. Külfet paylaşımı noktasında biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz.



