Acemoğlu, Google ve benzeri şirketlerin bugünkü güce ulaşmasının, düzenleyici kurumların on yıllara yayılan pasifliğinin sonucu olduğunu belirtti. “Bu güç birikimi tesadüf değil, antitröst başarısızlıklarının ürünüdür” diyen ekonomist, bu süreçte rekabetin ortadan kalktığını ve yeni girişimlerin bastırıldığını ifade etti.
Yazıda özellikle Google’ın dijital reklamcılık üzerindeki kontrolüne dikkat çekildi. Acemoğlu, “Google, 876 milyar dolarlık reklam pazarını yönlendirerek haber kuruluşlarını gelirden mahrum bırakıyor” dedi. Bir eski Google yöneticisinin görüşünü aktaran Acemoğlu, durumu “Goldman Sachs’ın New York Borsası’na sahip olması gibi” sözleriyle özetledi.
ABD’de bir federal mahkeme geçtiğimiz hafta Google’ın açık web görüntülü reklamcılığı alanında da tekel oluşturduğuna hükmetti. Kararı veren Yargıç Leonie Brinkema, “Google, bu pazardaki tekelini elde etmek ve sürdürmek için kasıtlı olarak rekabete aykırı davrandı” ifadelerini kullandı. Avrupa Komisyonu da benzer bir davada karar aşamasında.
Acemoğlu, dijital tekellerin yeniliği teşvik etmediğini, aksine bastırdığını söyledi. AT&T’nin 1956’da patentlerini açmak zorunda kalmasının dijital devrimi başlattığını hatırlatarak, “Bölünme korkusu yersizdir. Gerçek dönüşüm yapısal reformla mümkündür” dedi. Johnson ile birlikte önerdikleri yüzde 50’lik reklam vergisiyle devlerin etkisinin sınırlandırılabileceğini savundu.
Makalesini AB’ye doğrudan çağrıyla bitiren Acemoğlu, “İnternetin kurallarını artık Silikon Vadisi belirlememeli. Avrupa, Google’ın reklam tekeline son vererek dijital geleceğimizi demokratik kurumlara emanet etme iradesini gösterebilir” ifadelerini kullandı.




Yorumlar kapalı.