1. Haberler
  2. Ankara
  3. Gündem
  4. Davutoğlu’ndan “beş devrim” çağrısı: Siyasetin arınması şart

Davutoğlu’ndan “beş devrim” çağrısı: Siyasetin arınması şart

Konuşması boyunca “ne bugün bir makamın ne de ilerideki seçimlerde bir adaylığın peşinde olmadığını” vurgulayan Davutoğlu, “Ahlaki üstünlüğümü kaybetmektense hayatımı kaybetmeyi tercih ederim” sözleriyle siyaset anlayışını tanımladı. Kendisini hedef aldığını söylediği çevrelere de, “Kulaklarınızı iyi açın ve beni dinleyin” diyerek seslendi.

featured

Kendisi MHP’den iki kez, İYİ Parti’den bir kez ihraç edilen bu zat bizim Cumhurbaşkanının davetine icabet etmemiz dolayısıyla bize dönüp “sizde hiç utanma yok mu?” diyerek siyasi ahlak dersi vermeye kalkıyor.

Konuşması boyunca “ne bugün bir makamın ne de ilerideki seçimlerde bir adaylığın peşinde olmadığını” vurgulayan Davutoğlu, “Ahlaki üstünlüğümü kaybetmektense hayatımı kaybetmeyi tercih ederim” sözleriyle siyaset anlayışını tanımladı. Kendisini hedef aldığını söylediği çevrelere de, “Kulaklarınızı iyi açın ve beni dinleyin” diyerek seslendi.

Esas utanması gereken biri varsa o da kendi ifadesiyle yabancı istihbarat birimlerinden brifing aldığını itiraf eden kendisidir. Türk siyaseti böyle bir utanmazlık, böyle bir aymazlık görmedi. Şu ana kadar hiçbir siyasetçi böyle bir cürüm işlemedi. Ayrıca onun brifing aldım dediği 28 Şubat döneminde brifingin ne anlama geldiğini herkes bilir. Aynı dönemde 28 Şubatçılar İsrail’de brifing alır, sonra gelir burada yargı ve üniversite mensuplarına brifing verirlerdi.

Konuşmasının girişinde “At izinin it izine, kurt sesinin çakal sesine” karıştığı bir dönemden geçildiğini savunan Davutoğlu, “trol çeteleri, çıkar çevreleri, rövanşizm peşindeki siyasi odaklar ve genel başkan kisveli cambazlar” diye nitelediği kesimlerin kendisine dönük “algı operasyonları” yürüttüğünü öne sürdü.

Ey brifingci provokatör!

Seni ciddiye aldığımı sanma! Ben sadece senin akıtmakta olduğun bölücü zehir konusunda milletimi ve gençliği uyarma görevini yerine getiriyorum!

“Ben sizin hülyasıyla yanıp tutuştuğunuz unvanlara alnımın akıyla ulaştım; Rabbim bana izzetle girdiğim her yerden izzetle çıkmayı nasip etti” diyen Davutoğlu, “Ne kimseden bir talebim, ne de dünyevi bir beklentim var” ifadesini kullandı:

Gençlerimize ve vatanperverliğinden hiç şüphe etmediğim milliyetçi düşünce ve siyaset çevrelerine sesleniyorum!

“Elindeki makamı ilkeleri için terk eden birine bedel biçilmez; onun bedeli değerleriyle ölçülür.”

Bu faşist zihin asla Türk dostu değildir; Kürt ve Arap düşmanıdır!

İşte ben soyu Türkmen, boyu Oğuz, şanı Yörük, adı Hoca Ahmet Yesevi’den mülhem Ahmed-i Sani olan bir Türk olarak söylüyorum: İsrail’in bölgeyi kana bulamak için her tür etnik ve mezhebi ayrımcılığı körüklediği bu dönemde kim Türkiye’de Kürt ve Arap düşmanlığı yapıyorsa Türk’ün değil İsrail’in dostudur!

İki hafta önce Oxford ve Londra’da verdiği konferanslara ve İngiliz Parlamentosu’ndaki kitap tanıtımına değinen Davutoğlu, “siber güvenlik ve yapay zekâ” alanlarında çalışan genç Türk araştırmacılarla Oxford Union’da buluştuğunu anlattı. “Ümidim arttı” dese de, “bu gençlerin ülkemize değil de başka ülkelere katkı sunuyor olması”nın kendisini yaraladığını söyledi. Dışişleri Bakanlığı döneminde kurdukları bilim ataşeliklerinin akıbetini sorduğunu, “haberdar bile olunmadığını” dile getirdi.

Aynı şekilde diğer bölge ülkelerinde kim Türk düşmanlığı yapıyorsa Kürdün ya da Arabın dostu değil, İsrail’in dostudur!

Robot teknolojilerinde Çin’in tahayyül eden, kendini düzelten ve diğer robotlara eğitim verebilen sistemleri üzerine yapılan tartışmaları aktararak, “Dünya kendi kendini düzelten, öğrenen ve öğreten robotlar çağına giriyor; biz hâlâ klasik sanayide nefes almaya çalışıyoruz” dedi. Türkiye’ye döndüğünde İSO, TÜSİAD, TGSD ve MÜSİAD ile görüştüğünü, özellikle tekstil sektöründen “acil destek verilmezse altı ay içinde fabrikalar kapanır” uyarıları aldığını anlattı.

Bunu biz I. Dünya Savaşında gördük! Osmanlı’yı parçalayıp bölge haklarını ailelerine kadar bölen Skes-Pycot haritasının mimarı İngiliz Mark Sykes’in bu harita detaylarını daha sonra 1920’de Filistin’de İngiliz manda yönetiminin başına gelen Siyonist Herbert Samuel’den almıştı.

Bugün Siyonist yayılmayı İsrail’in resmi stratejisi olarak ilan eden soykırımcı Netanyahu aynı idealler çerçevesinde neokonların Büyük Ortadoğu Projesinin bir devamı olarak Trump desteğinde bölge haritasını bir kez daha bölme peşindedir.

Bu brifingci provokatörün mülteci karşıtlığını bir Arap nefretine dönüştürme çabasının arkasında bu plan yatmaktaydı. O günlerde bu tuzağa düşülmüş olsaydı bugün başta Dışişleri Bakanı olmak üzere Suriye kabinesinin çoğu Türkçe konuşuyor olmayacak, Halep’ten Şam’a, Lazkiye’den Deyruzzur’a uzanan her şehirde, her köyde ve her sokakta Türkiye sevgisi yayılmayacak; Türkiye kendilerini kovduğu için nefretle anılan bir ülke olacaktı.

Davutoğlu, “hastalıkların reformla ıslahatla düzelemeyeceğini” savunarak “beş devrim” başlığını şöyle açtı:

Geçtiğimiz günlerde konferans için Kayseri’ye gittiğimde oardagörüştüğüm herkes “bu brifingci provokatör tahrik edene kadar şehirde hiçbir sorun yoktu” dedi.

Davutoğlu’ndan “beş devrim” çağrısı: Siyasetin arınması şart

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.