Prof. Dr. Sarı, 26 Nisan 2025 tarihi itibarıyla hava koşullarının sakinleştiğini ve Marmara Denizi’nde yüzey suyu sıcaklığının kritik eşik olan 14 dereceyi geçtiğini belirtti. Bu koşulların, müsilajın yüzeyde daha belirgin hale gelmesi için ideal ortamı yarattığını vurgulayan Sarı, “Bugünden itibaren Güney Marmara başta olmak üzere bütün kıyılarda müsilaj daha çok yüzeye çıkmaya başlayacak,” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz yıllarda Marmara Denizi ekosistemini felç eden ve hem deniz canlıları hem de balıkçılık için büyük tehdit oluşturan müsilaj sorununun tam olarak çözülmediğine dikkat çeken Prof. Dr. Sarı, uyarılarına devam etti: “Aylardır yok saydığımız müsilaj uzunca süre gündemimizi meşgul edecek.”
Bu durumun, son günlerde deprem korkusuyla yaşayan İstanbul ve Marmara Bölgesi için ek bir endişe kaynağı olduğunu belirten Sarı, çözümün ise net olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Prof. Dr. Sarı, müsilajla mücadelenin temel yolunun kirliliği önlemekten geçtiğini aylardır dile getirdiğini belirterek, çözüm önerisini şu sözlerle paylaştı: “Çare? Aylardır söylüyoruz, işbirliği halinde kirliliği önce azaltmak sonra 1 litre bile arıtılmamış atıksuyu Marmara’ya vermemek.”
Müsilajın yeniden yüzeye çıkması, Marmara Denizi’ne yönelik kirlilik baskısının devam ettiğini ve arıtma başta olmak üzere alınması gereken önlemlerin aciliyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, kalıcı çözüm için tüm paydaşların işbirliği içinde hareket etmesi ve Marmara Denizi Eylem Planı’nın kararlılıkla uygulanması gerektiğini vurguluyor.




Yorumlar kapalı.