Dervişoğlu, birleşik bir muhalefetin önemini vurgularken şunları söyledi:“Karşımızdaki kolektif kötülüğü mağlup etmenin yegane yolu bütünleşik muhalefettir. Yek bir duruş sergilenmelidir. 23 yıllık karanlığı dağıtmak için bütün ışıkları bir araya getirmeliyiz.”
Dervişoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik açılan davalar ve uygulanan gözaltı yöntemlerinin, tek adam rejiminin zulüm anlayışının bir yansıması olduğunu ifade etti:
“Ekrem İmamoğlu’na zincirleme davalar açmak, diplomasını iptal etmek ve sabahın ilk ışıklarında onlarca polisle gözaltına almak zulümdür, zorbalıktır ve ancak diktatörlüklerde yaşanacak gözü dönmüşlüktür.”
“HEM PUSU KURUP HEM ARKADAN VURMANIN ADI NEDİR?”
Dervişoğlu, özellikle iktidar tarafından uygulanan tavırları eleştirerek, Kasımpaşa’dan gelen bir kişinin siyaset anlayışını sorguladı:
“Kasımpaşalılıkla bunca yolu yürümüş o Karadeniz çocuğuna da sorarlar; hem pusu kurup hem arkadan vurmanın adı nedir?”
Dervişoğlu, hukukun silah haline gelmesini ve adaletin mezata düşmesini sert bir şekilde eleştirdi. Hukuksuzlukla mücadele etmek için yalnızca adil ve liyakatli uygulayıcıların gerektiğini belirtti:
“Hukuksuzluk deriz ya hep, aslında kanun da çok, hukuk da. İhtiyacımız olan tek şey, adil ve liyakatli uygulayıcılardır.”
‘KÜÇÜĞÜ, BÜYÜĞÜ YOK; HER IŞIK, KARANLIĞA AÇILACAK BİR KAPIDIR’
Dervişoğlu, birleşik muhalefet anlayışına devamla, her bir insanın, her bir bireyin bu karanlığa karşı bir umut ışığı olabileceğini dile getirdi:
“Küçüğü, büyüğü yok; her ışık, her umut, karanlığa açılacak bir kapıdır.”




Yorumlar kapalı.