Dervişoğlu, yayın yasağı getirilen SÖZCÜ TV’ye geçmiş olsun dileklerini iletti ve yaşananları “demokratik toplumda olmaması gereken utanç verici bir tablo” olarak tanımladı. Dervişoğlu, “Mahkemelerden çıkacak kararlar gecikmeden hatayı telafi etmelidir” diyerek hukuk sistemine dair duyduğu kaygıyı da açıkça dile getirdi.
Dervişoğlu, “Hakikatler susturulamayınca yayınlar susturuluyor” diyerek hükümetin demokratik değerlere yaklaşımını sorgulattığını ifade etti. Yargıdan çıkacak kararların hataları telafi edici olması gerektiğini belirten Dervişoğlu, “Adaletin tecellisine dair inancımız zayıflıyor” sözleriyle yargıya olan güvenin erozyona uğradığını dile getirdi.
Dervişoğlu, hükümetin eleştirel medya organlarını hedef aldığını belirterek şunları söyledi:
Türkiye’nin son süreçte büyük bir belaya sürüklendiğini savunan Dervişoğlu, “Emperyalizm Sevr’in intikamını alıyor” diyerek iktidarın politikalarının ülkeyi uzun vadede ciddi tehditlerle karşı karşıya bırakabileceğini belirtti.
Hükümetin yürüttüğü süreci eleştiren Dervişoğlu, yaşanan gelişmeleri “devlet aklıyla bağdaştırmak mümkün değil” dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin iki imparatorluğun mirası üzerine kurulduğunu hatırlatan Dervişoğlu, “Yönettiği devletle barışamayan bir iktidar 25 yıldır iş başında. Cumhuriyetin 100 yılının 25 yılı iktidarın vesayetle mücadelesiyle geçti” ifadelerini kullandı.
Partiden ayrılanlara ilişkin de konuşan Dervişoğlu, “Genel Başkanın bir sözüne mi kızdınız, ideolojik bir kırılma mı yaşadınız?” diyerek ayrılıkların kişisel çıkarlara dayandığını ima etti. Kendi ifadesiyle ağızdan çıkan “ihanet” kelimesine de açıklık getiren Dervişoğlu, “Millete ihanet bana ihanettir” dedi.




Yorumlar kapalı.