Rızvanoğlu nehirde yaşanan su çekilmesini şu şekilde değerlendirerek “Tunca Nehri, Edirne ilinden geçerek Meriç Nehri’ne katılan, Trakya’nın hem ekolojik dengesi hem de tarımsal üretimi açısından yaşamsal öneme sahip bir yüzey suyu kaynağıdır. Ancak son yıllarda iklim değişikliği, düzensiz yağışlar, aşırı sıcaklıklar ve suyun yanlış kullanımı gibi nedenlerle nehirde ciddi oranda su kaybı yaşanmıştır. Yer yer su akışı durma noktasına gelmiş, nehir yatağında kum adacıkları oluşmuştur. Bu manzara yalnızca doğayı değil; bölgedeki üretimi, geçim kaynaklarını, suya erişimi ve kırsal yaşamın sürdürülebilirliğini tehdit eden çok yönlü bir krizi işaret etmektedir. Tunca Nehri’nde yaşanan debi kaybı, tarımsal sulamayı güçleştirmekte; geçimini bu topraklardan sağlayan binlerce çiftçinin emeğini riske atmakta; Edirne’de nehirler etrafında gelişmiş yaşam alanlarında ise ekolojik dengeyi ve biyolojik çeşitliliği tehdit etmektedir.” dedi.
Rızvanoğlu Tunca Nehri’nin stratejik önemine vurgu yaparak “Tunca Nehri, aynı zamanda Meriç-Ergene Havzası içinde yer almakta olup, 2018 tarihli ‘Meriç-Ergene Nehir Havzası Koruma Eylem Planı’ kapsamında izlenmesi gereken stratejik kaynaklardan biridir. Ancak aradan geçen yıllara rağmen, bu eylem planında öngörülen adımların ne ölçüde hayata geçirildiği, ne kadarının güncelliğini koruduğu ve kuraklık karşısında hangi etkili önlemlerin alındığı belirsizdir. Bölgedeki toplumsal kaygılar, nehir üzerinde yürütülen veya planlanan her türlü projeye dair daha fazla şeffaflık ve kamu bilgilendirmesi ihtiyacını da artırmaktadır. Özellikle nehirdeki su azalması bu denli kritik boyutlara ulaşmışken, herhangi bir yeni altyapı projesinin planlanıp planlanmadığı, varsa bu projelerin ne amaçla ve hangi çevresel değerlendirme sürecine göre tasarlandığı kamuoyuna açık biçimde sunulmalıdır. Aksi halde zaten kırılgan hale gelen bir ekosisteme geri dönülmez zararlar verilme riski doğmaktadır.” ifadesinde bulundu.
“Halihazırda saniyede yalnızca 5 metreküpe kadar düşen su akışı, Tunca Nehri’nde çeltik üretimi başta olmak üzere tarımsal faaliyetleri ciddi biçimde tehdit etmektedir. Nehir yatağında biriken dip çamurunun sulama altyapısını olumsuz etkilediği; azot ve fosfor kaynaklı kirliliğin su kalitesini düşürdüğü; suyun verimli ve kontrollü kullanımına ilişkin eksikliklerin ise mevcut su kaynaklarını daha da zorladığı bilinmektedir. Bu çerçevede, Bakanlığınız Tunca Nehri’nde dip çamuru taraması yapılmasını planlamakta mıdır? Azot ve fosfor kirliliğini ortadan kaldırmaya yönelik herhangi bir izleme veya arıtım çalışması yürütülmekte midir? Su yönetiminin daha etkin hale getirilmesi adına ne gibi önlemler alınmaktadır?”
“Tunca Nehri’nin içinde yer aldığı Meriç-Ergene Havza Koruma Eylem Planı’nda tanımlanan hedeflerin bugüne kadar kaçı hayata geçirilmiştir? Uygulama oranı nedir?”




Yorumlar kapalı.