Hayvancılıkta bölgesel eşitsizliğin giderek derinleştiğine dikkat çeken Hasan Karal, Batı bölgeleri ile Doğu illeri arasındaki fiyat uçurumunu rakamlarla ortaya koydu. Batı’da kuyruksuz kuzu ve büyükbaş hayvan karkas kesim fiyatlarının 600–650 TL bandında seyrettiğini belirten Karal, Doğu ve Güneydoğu’da ise durumun içler acısı olduğunu ifade etti. Bölgenin coğrafi yapısına uygun olarak yetiştirilen Mor Karaman ve Akkaraman ırkı kuyruklu hayvanların, yağlı yapıları gerekçe gösterilerek ancak 400–410 TL seviyesinde alıcı bulabildiğini, çoğu zaman bu fiyata bile kesim yapılamadığını kaydetti.
Bölge birliklerinden ve sektör temsilcilerinden alınan verileri paylaşan Karal, Gaziantep, Elazığ, Diyarbakır ve Erzincan başta olmak üzere geniş bir coğrafyada krizin büyüdüğünü belirtti. Canlı ağırlığı 60-80 kiloya ulaşmış ve besisini tamamlamış hayvanların satılamaması, üreticiyi iflasın eşiğine getirdi. Karal, mevcut tabloyu “Hayvanlar kesime gitmediği her gün fazladan yem tüketiyor, bu da zararı katlıyor. Yaklaşık 1 milyon hayvanın elde kalması, yeni üretim sezonu öncesi ahır kapasitelerini zorluyor. Yüksek enflasyon ve kış şartları, bakım maliyetlerini sürdürülemez noktaya taşıdı.” uyarısında bulundu.
Et ve Süt Kurumu’nun alım politikalarını sert bir dille eleştiren DEVA Partili Karal, kurumun ağırlıklı olarak kuyruksuz hayvanlar üzerinden planlama yapmasının bölge gerçekleriyle örtüşmediğini savundu. Yurt dışından et ve canlı hayvan ithalatı için kaynak bulunduğunu hatırlatan Karal, “Kendi üreticimizin elindeki hazır, besili hayvanı değerlendirmek yerine ithalata yönelmek, yerli üretimi bitirmek demektir. Bu hayvanlar ‘kuyruklu’ diye alınmıyor ama yerine dövizle et getiriliyor” diyerek tepkisini dile getirdi.
Hasan Karal, sorunun çözümü için yetkililere seslenerek atılması gereken adımları sıraladı. Bölgesel hayvancılık yapısını dikkate alan, adil bir fiyat politikasının şart olduğunu belirten Karal, “Kuyruklu hayvanlara yönelik özel ve adil bir taban alım fiyatı belirlenmeli. Et ve Süt Kurumu, bölge gerçeklerine uygun alım politikalarını derhal hayata geçirmeli. Elde kalan 1 milyon besili hayvanın ekonomiye kazandırılması için acil alım seferberliği başlatılmalı.” önerilerinde bulundu.
Aksi takdirde, bölgedeki çok sayıda besicinin üretimden çekileceği ve Türkiye’nin et krizinin daha da derinleşeceği uyarısında bulunuldu.




Yorumlar kapalı.