Mardin’in kalbinde yer alan ve şehrin silüetini oluşturan yapılar, ziyaretçileri en çok etkileyen noktaların başında geliyor. Bu yapılar, Artuklu döneminin ve bölgenin kendine özgü taş işçiliğinin en görkemli örneklerini sergiliyor.
KASIMİYE MEDRESESİ: Akkoyunlu döneminde tamamlanan ve şehrin en büyük eğitim yapılarından olan Kasımiye Medresesi, sadece mimarisiyle değil, avlusundaki havuz ve çeşme detayındaki sembolizmle de ziyaretçilerini büyülüyor. Özellikle gün batımında Mezopotamya Ovası’na hakim manzarası nefes kesicidir.
ZİNCİRİYE MEDRESESİ (SULTAN İSA MEDRESESİ): Şehre yüksekten bakan bir tepede konumlanan bu medrese, mimari inceliği ve bulunduğu stratejik konum sayesinde misafirlerine şehir manzarasını en iyi izleme imkanını sunuyor.
MARDİN ULU CAMİİ: Artuklu mimarisinin en eski ve en dikkat çekici örneklerinden biri olan Ulu Cami, dilimli kubbesi ve ince taş işçiliğiyle süslü minaresiyle şehrin simgelerindendir.
MARDİN KALESİ (KARTAL YUVASI): Şehrin en yüksek noktasında bulunan ve askeriye tarafından kullanılan bu kale, halk arasında “Kartal Yuvası” olarak anılır ve Mardin’in tarih boyunca stratejik önemini kanıtlar niteliktedir.
Mardin, farklı inançların yüzyıllardır huzur içinde bir arada yaşadığı hoşgörü kentidir. Süryani kültürünün köklü izlerini taşıyan yapılar, bölgenin kültürel çeşitliliğini gözler önüne seriyor:



