Türkiye’den listeye giren köy, Kapadokya’nın kalbindeki Ortahisar. Seyahat uzmanları, Ortahisar’ı tarif ederken buranın adeta Kapadokya toprağından fırlamış bir anıt gibi durduğunu vurguluyor. “Kayısı ve kül rengi çizgilerle bezeli bazalt kayalarının altında yükselen Ortahisar, Kapadokya toprağından fırlamış bir anıt gibi görünüyor” ifadeleriyle betimlenen köy, ziyaretçilerini mistik bir atmosferin içine çekiyor.
Taş döşeli sokaklarında yürürken, her köşede incir ağaçlarının gölgesinde kurulmuş gül kokulu çay bahçeleri ve taze kayısı satan tezgâhlar sizi karşılıyor. Bölge halkının sıcakkanlılığı ve misafirperverliği, özellikle lale şeklindeki bardaklarda paylaşılan çay sohbetleriyle kendini gösteriyor. Bu sohbetlerde, Ortahisar’ın zengin tarihi ve kültürü hakkında pek çok hikâye dinleme fırsatı bulabilirsiniz.
Ortahisar’ı benzersiz kılan sadece doğal güzellikleri değil. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Hallacdere Vadisi’nin sivri kayaları üzerinde sessizce süzülen balonlar, köyün manzarasına masalsı bir dokunuş katıyor. Bu eşsiz manzara, gün doğumunu izlemek isteyenler için adeta bir görsel şölen sunuyor.
Kültürel bir keşif yapmak isteyenler için ise Etnografya Müzesi mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden biri olarak öneriliyor. Müze, bölgenin tarihini, geleneklerini ve yaşam tarzını daha yakından tanıma fırsatı sunuyor. Ortahisar, hem doğa tutkunlarına hem de kültürel miras peşinde koşanlara hitap eden zengin bir seyahat rotası olarak öne çıkıyor.
Lewis Nunn’ın hazırladığı listede, Ortahisar’ın yanı sıra dünyanın dört bir yanından büyüleyici köyler yer alıyor. İngiltere’den Bibury, Avusturya’dan Hallstatt ve Norveç’ten Reine gibi bilinen yerlerin yanı sıra, Japonya’dan Shirakawa-go, İzlanda’dan Seyðisfjörður, Fas’tan Chefchaouen ve Yunanistan’dan Oia gibi her biri kendine özgü hikâyesi olan köyler listede dikkat çekiyor. Her biri, kültürel zenginlikleri, doğal güzellikleri veya mimari yapılarıyla ön plana çıkarak seyahat tutkunlarının hayallerini süslüyor.




Yorumlar kapalı.