Japonya’ya giden birinin ilk fark edeceği şey, sokaklarda çöp kutusu olmamasıdır. Pek çok ülkede bu durum kirliliğe yol açacakken, Japonya’da tam tersi bir etki yaratıyor. Japonlar, “kendi çöpünden kendin sorumlusun” ilkesiyle yetiştiriliyor. Gün boyu biriken çöplerini çantalarında taşıyıp evlerine götüren vatandaşlar, atık yönetimini bireysel bir sorumluluk olarak görüyor. Bu sistem, kamusal alanlardaki kirlilik riskini sıfıra indiriyor.
Japonya’da temizlik, okullarda bir ders gibi işleniyor. “O-soji” adı verilen ritüelle, öğrenciler her gün ders bitiminde sınıflarını, koridorları ve hatta tuvaletleri kendileri temizliyor. Okullarda temizlik görevlisinin bulunmaması, çocuklara küçük yaştan itibaren çevreye saygı duymayı ve başkasının kirlettiğini temizlemek yerine “hiç kirletmemeyi” öğretiyor. Bu disiplin, yetişkinlik döneminde toplumsal bir reflekse dönüşüyor.
Japonya’nın bu temizlik tutkusu sadece ülke sınırları içinde kalmıyor. Dünya Kupası gibi dev organizasyonlarda, Japon taraftarların maç sonunda tribünlerdeki çöpleri poşetleyerek stadı tertemiz bırakması tüm dünyanın hafızasına kazındı. Japon halkı için temizlik, sadece fiziksel bir eylem değil, aynı zamanda manevi bir arınma ve başkasına duyulan saygının en yüksek göstergesi olarak kabul ediliyor.




Yorumlar kapalı.